Orhan Kemal, toplumun farklı kesimlerinden insanların yaşadığı sorunları yalın ve gerçekçi bir dille ele alan önemli yazarlarımızdan biridir. El Kızı romanında ise aile içi ilişkileri, kadınların toplumdaki yerini ve bireyin ait olma mücadelesini merkeze alır. Romanın adı, daha en başından eserin temel meselesini ortaya koyar: Bir aileye gelin olarak giren kadının, ne kadar çabalarsa çabalasın “el kızı” olarak görülmesi.
Romanın merkezinde Nazan karakteri yer alır. Yetim büyümüş olan Nazan, evlilikle birlikte sıcak bir aile ortamına kavuşmayı umut eder. Ancak evlendikten sonra karşılaştığı gerçekler beklentilerinden oldukça farklıdır. Özellikle kayınvalidesi Hacer’in baskıcı ve kontrolcü tavırları, Nazan’ın yeni hayatını zorlaştırır.
Eserdeki temel çatışma, gelin-kaynana ilişkisi üzerinden ilerlese de aslında daha derin toplumsal sorunlara işaret eder. Hacer, otoritesini kaybetmek istemeyen geleneksel aile yapısını temsil ederken; Nazan ise kabul görmek ve kendine bir yer edinmek isteyen bireyi temsil eder. Mazhar karakteri ise annesi ve eşi arasında kalan, karar vermekte zorlanan bir erkek profili çizer.
Roman boyunca Nazan’ın yaşadığı dışlanmışlık hissi, okuyucuya aidiyet kavramını sorgulatır. Bir insanın sevildiği halde neden kendini yalnız hissedebileceği, aile içinde görünmeyen baskıların birey üzerindeki etkileri ve kadınların maruz kaldığı psikolojik yükler etkileyici bir şekilde işlenir.
Orhan Kemal’in güçlü gözlem yeteneği sayesinde karakterler son derece gerçekçi görünür. Romanın dili sade olsa da karakterlerin yaşadığı duygular oldukça derindir. Yazar, büyük olaylardan çok günlük hayatın içindeki küçük çatışmalarla toplumsal gerçekleri gözler önüne serer.
El Kızı, yalnızca bir aile hikâyesi değil; kabul görme, aidiyet ve kimlik arayışının romanıdır.
Sol Ayağım kitabını severek okudum. Bu kitabı da devam kitabı olarak düşünmüştüm ama daha çok yazar çevresinde yaşanan olayları anlatıyor. Akıcı değildi benim için. Yarım bıraktım.
Her Gün HüzünChristy Brown · Nemesis Kitap · 20102,883 okunma
Atatürk’ün Adana ve çevresinde yaptığı ziyaretleri kapsayan harika bir kitap. O günlerde yanında kimler vardı? Nerelerde görüşmeler yapıldı? Ve daha fazlası bu kitapta bulunuyor. Yüzeysel olarak bildiğimiz bazı bilgilerin detaylarını öğrendiğim, severek okuduğum bir kitap oldu. Atatürk’e şiir okuma fırsatını yakalamış olan yazara teşekkürlerimi sunuyorum.
Bildiğimiz öykülerin dışında. Kütüphanede adıyla dikkatimi çeken bir kitaptı. Teknolojinin getirdiği yeniliklerin insan yaşamını etkileyen farklı unsurlarını ele alarak yazılmış öykülerden oluşuyor. İnternetle gerçekten ne kadar sosyaliz? Yaşıyor muyuz? Yoksa yaşamak istediğimiz şeyleri mi paylaşıyoruz?Sosyal olmak ekran kaydırıp komik videoları yakınlarımıza göndermek değil. Bence sadece telefonlara bilgisayarlara kitlenip zamanın tükenişini izliyoruz. Yaşamak için bize ayrılan vakti ekranlara harcıyoruz.
Hep merak ettiğim sorulardı. Peygamberlerin yaşadığı dönemin tarih sahnesindeki yeri. Hangi krallıklar döneminde hangi peygamberler gelmiştir?
Hz Nuh peygamber ile başlıyor ve bizi Ağrı dağı efsanesinden Cûdî dağına götürüyor. Yakın zamanda Cizre’ye uğramış biri olarak bu bilgileri öğrenmek beni çok etkiledi.
Zülkifl As. ve Elyesa As.’ın kabirlerinin taşınma hikayesi tüylerimi diken diken ediyordu.
Yine ziyaret etme fırsatı bulduğum Danyal peygamber kabriyle ilgili muhteşem bilgiler bu kitapta.
Hz İsa’nın daha önce duymadığım şifa mendili ile ilgili yeni bilgiler öğrendim.
Daha önce fazla aşina olmadığımız pek çok bilginin bulunduğu bu kitabı anlatmayı bitiremem. En iyisi okuyun.
Açık ve anlaşılır bir anlatım tarzıyla, resim ve belgelerle zenginleştirilmiş bu kitap çok değerli bilgiler içeriyor.
2. Kitabı okumak için çok heyecanlıyım.