Piramit şeklinde oluşturulmuş bir kast sisteminin, şişelerde büyütülen bebekler, uykuda hipnozla yerleştirilen davranış biçimleri, tüketimin bile üretimi destekler nitelikte kodlandığı, kişiyi birey olmaktan çıkarıp, toplumun bir hücresi haline getiren totalitarizm. Artık doğum yapmayan kadınlar, bunu tiksindirici ve utanç verici bulurlar, üreme maksadı aradan çıkınca cinsellik salt seks, zaman geçirme aracıdır ve herkes herkese aittir. Aile olma, evlenme gibi kavramlar da tıpkı Tanrı inancı gibi, sökülüp atılmıştır. Tanrı yerini Ford almıştır, Ford bir kişi, toplum kurucu, zaman belirtecidir (Forddan önce, Forddan sonra). Mühendislik ya da çalışma prensipleri haricinde kitap yoktur, var olanların da okunması yasaktır. Dini kitaplar müstehcen ya da pornografik olarak etiketlenmiştir. Soma adı verilen bir ilaç, günlük çalışma sonu elde edilen ödüldür. Yan etkisiz mutluluk verici️ Buna alternatif yaratılan dünya, birleşmiş dünya devletinin sınırları dışında kalan ayrı bölgedir, ki orada hala Tanrı’lara inanılır, aile olunur, fakat bu kızılderili topluluğu da tamamiyle ilkel bırakılmış, satırlara öyle aktarılmıştır. Baskıcı tavır, direkt zulumle değil, mühendislikle ve yapay mutlulukla gücünü korur. Yazarın bolca ikileme düştüğü ütopik distopya, hem insan yarın ne olacak endişesini
taşırken, alt metinlerde şahsi davalarını da içerir. Bahsi geçen Tanrı yerine konmuş Ford da, sanayileşme ile alakalı Ford araba fabrikaları sahibine atıftır. Altı çizilecek bahsi
edilecek birçok ayrıntıyla birlikte, hem dönemi hem günümüz için önemli bir bilim kurgu eseri, hatta benim arkasından 1984 yeni baskısını okumama karar verme sebebimdir. İki eser de ana hatlarıyla yöntem farkı olsa da, benzer konulara değinmiş. Toplum ve insan faktörünü irdelemiştir. Tavsiye listemdedir efenim.