Kitapzede

Puan vermedi·738 syf.··
2021 48. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2021 07:54
Selam Haruki Murakami “Zemberekkuşu’nun Güncesi” Orijinal adı “Necimaki-dori Kuronikuru” Çeviri (Fransızcadan) Nihal Önal Tür (Tartışmaya açık) Sayfa sayısı 740 Ortalama okuma süresi: 20 saat 55 dakika Okuduktan neredeyse bir buçuk sene sonra yazdığımdan, ille unuttuğum ayrıntılar vardır. Şimdiden affınıza sığınıyorum, yakın zamanda okumayı planlayanlar benim metnimi okumasın zira ben yine rahat kalem oynatmayı tercih ettim. Anlatıcımız ve baş karakterimiz “Toru Okada” kendinin seçtiği isim ise Zemberekkuşu, evli, işinden istifa etmiş iki aydır işsiz. Karısı “Kumiko Okada” gizem kumkuması, kitaptaki varlığı daha çok üçüncü şahıslar vesilesiyle var ama yok, gazeteci. Kedileri “Noboru Vataya” bu aynı zamanda Kumiko’nun ağabeyinin adı. O da ilk düzlükte firari, kayıp olma hali varlığından daha net. “Noboru Vataya” Kumiko’nun ağabeyi, Toru ile arası gibi politikacılığı da kötü. Hemen ilk yüzlükte esere eklemlenen iki kardeş, iki şaibeli geçmiş, iki takma isim “Malta Kano, Girit Kano”. Malta Kano, kırmızı şapkasıyla gezen medyum. Girit Kano, Malta’nın kız kardeşi, acıya meyilli, geçmişinde intihar girişimleri olan Toru ile enteresan hallere de girecek kişilerden biri. Mahallemizin adı Setagaya Nitşom, kayıp kediyi ararken Toru’nun tanışıp sonrasında arkadaş olacağı genç kız “May Kasahara”. May’in evinin bitişiği, sahiplerinin başına gelen felaketler sonrası terkedilmiş haldeki ev ve bahçesindeki kuyu. Ah o kuyu.. Bu karakterlere ek falcı ya da kahin “Bay Honda/ Honda San”.. “Teğmen Mamiya” 2. Dünya Savaşı’nda hem işkence görmüş hem işkencelere şahit olmuş, toplama kamplarında yaşamış ölmek istese de ölememiş yaşlı adam. “Muskat Akasaka” Toru’nun hayatına sonradan dahil olan orta yaşlı kadın. “Tarçın Akasaka” Muskat’ın hemen her işin ehli ama hiç konuşmayan oğlu. Toru,
Zemberekkuşu'nun GüncesiHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20182,939 okunma
Reklam
Puan vermedi·266 syf.··
2019 110. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2019 13:47
Piramit şeklinde oluşturulmuş bir kast sisteminin, şişelerde büyütülen bebekler, uykuda hipnozla yerleştirilen davranış biçimleri, tüketimin bile üretimi destekler nitelikte kodlandığı, kişiyi birey olmaktan çıkarıp, toplumun bir hücresi haline getiren totalitarizm. Artık doğum yapmayan kadınlar, bunu tiksindirici ve utanç verici bulurlar, üreme maksadı aradan çıkınca cinsellik salt seks, zaman geçirme aracıdır ve herkes herkese aittir. Aile olma, evlenme gibi kavramlar da tıpkı Tanrı inancı gibi, sökülüp atılmıştır. Tanrı yerini Ford almıştır, Ford bir kişi, toplum kurucu, zaman belirtecidir (Forddan önce, Forddan sonra). Mühendislik ya da çalışma prensipleri haricinde kitap yoktur, var olanların da okunması yasaktır. Dini kitaplar müstehcen ya da pornografik olarak etiketlenmiştir. Soma adı verilen bir ilaç, günlük çalışma sonu elde edilen ödüldür. Yan etkisiz mutluluk verici️ Buna alternatif yaratılan dünya, birleşmiş dünya devletinin sınırları dışında kalan ayrı bölgedir, ki orada hala Tanrı’lara inanılır, aile olunur, fakat bu kızılderili topluluğu da tamamiyle ilkel bırakılmış, satırlara öyle aktarılmıştır. Baskıcı tavır, direkt zulumle değil, mühendislikle ve yapay mutlulukla gücünü korur. Yazarın bolca ikileme düştüğü ütopik distopya, hem insan yarın ne olacak endişesini taşırken, alt metinlerde şahsi davalarını da içerir. Bahsi geçen Tanrı yerine konmuş Ford da, sanayileşme ile alakalı Ford araba fabrikaları sahibine atıftır. Altı çizilecek bahsi edilecek birçok ayrıntıyla birlikte, hem dönemi hem günümüz için önemli bir bilim kurgu eseri, hatta benim arkasından 1984 yeni baskısını okumama karar verme sebebimdir. İki eser de ana hatlarıyla yöntem farkı olsa da, benzer konulara değinmiş. Toplum ve insan faktörünü irdelemiştir. Tavsiye listemdedir efenim.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
Puan vermedi·384 syf.··
Beğendi
·
2019 45. kitabı
Joe Hart “Son Kız / Egemenlik Üçlemesi 1. Kitap”.. Yine bir post-apokaliptik seri, genelde aynı türün üst üste gelmemesine üzen gösteririm ama, hesaplayamamışım. Sebebi belirsiz bir nedenden (şaşırtıcı değil) kız bebek doğumları hızla azalır, istatikler yüz milyonda birin altına düşer. Küresel kaos, yarın korkusu, yine bilinmeyen bir zaman çizgisi. Distopik ve apokaliptik eserlerdeki o insanlık tarihinin geçmiş travmalarından (doğal afet, savaşlar, salgın hastalık vs) yararlanma zaten var, türü fantastik alt başlıklara ayırırken, farklı kılan en mühim özelliklerinden biri bu “mümkün” sonucunu verebilmesi. Hayatta kalmaya çalışan, felaketzedeler için ilerleme kısmı da ikiye ayrılıyor, işte o noktada her şey “ütopik” de olabilir “distopik” de. Sınırlı imkanlarda, toplumsal ideolojilere sadık mı kalınacak, anarşizm mi başgösterecek? Nadiren doğan kız bebekler ailelerinden zorla alınıp, insanlığın devamı kılıfıyla bilimsel bir merkezde alıkonur. Ki kitabın ilk yarısı bu cendere içinde geçer. Nerede bunun din alt metni diyecektim, elbette özenle nakşedilmiş, “rahip” motifiyle. Farklı değil ama küçük bir ayrıntı, seküler olma hali çok bariz. Kendi türü içinde denklemi tamamlamış. Ha sorarsanız bu defa konu özgün mü diye? Bakınız (kitap adı) “Hiç bir erkeğin olmadığı yer” Anlatabildim sanırım. Ufak tefek kusurlarına rağmen, başarılı buldum, devamını da okumak isterim. Kadın yok, Bebek yok, Umut yok!
Son KızJoe Hart · Salon Yayınları · 201976 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2020 114. kitabı
Gaetan Soucy “Kibritleri Çok Seven Küçük Kız”. Tiran olan babalarının ölümünün ardından, dış dünyayla hiç bağlantı kurmamış iki kardeşin hikâyesi, buna benzer konuda hiç kitap okumadım desem yalan olur, ama hiç böyle bir anlatımla okumadığıma eminim. Son üç dört yıldır, aklıma takılıp beni sarsan bu denli etkileyici kitap sayısı bir elimin parmaklarını geçmez. Baskıyı okumaya yayıncının notuyla başlıyorsunuz, onu atlarsanız, aaa ne kadar çok yazım hatası var, bu kelime nedir? olabilirsiniz. Anlatıcı karakterin eğitim seviyesini, içinde bulunduğu koşulları, nesneleri ve hayatı tariflerken ki pratik zekasını yansıtabilmek; soyutlanmış yaşamında, sosyal hayatın içinde olamamanın, dili dışarıdan besleyememenin tesirini, yazar özellikle dilbilgisi ve yazım hatalarına yönelip, yeni sözcükler türeterek yansıtmayı seçmiş. Anlayacağınız, dilde sonuna kadar bilinçli bir deformasyona başvurmuş. Bol virgüllü tam ardışık bir cümleyle durum özeti bu. Okuduğum en etkileyici yazım hatası silsilesiydi diyebilirim. Neredeyse hiç çevresel faktörün olmadığı, sadece baba figürünün verdiği eğitim ve ahlaki değerle şekillenen çocukların karakterleri, cinselliği kendi aralarında tabu olmaktan çıkarıp, günlük hayatın bir parçası haline getirince, anlatıcı karakter kendi cinsiyeti üzerindeki bilinci de çoğu zaman yitirmiş ya da bulanıklaştırmış. Değindiği çoğu şey rahatsız edici olabileceğinden yaş sınırı gerekebilir mi diye düşündüm fekat, ahlaka mugayir hallerin de anlatımı örtülü benzetmelerle geçildiğinden, bu kadar izole etmeye lüzum görmedim. Okuyalı bir ay olduğu için (belki daha fazla), o sıra paylaşsam, yaşattığı edebi heyecanla başka ayrıntılar da eklerdim muhakkak, şimdilik aklımda
Kibritleri Çok Seven Küçük KızGaetan Soucy · Can Yayınları · 2016612 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2020 169. kitabı
Şiir kitapları için hiçbir kriterim yok, imge simge, teknik gözetmem, esas aldığım tek şey, okuduğumda ne hissettiğim. Bunu daha önce de söylemiş, fikir beyanından ziyade, sevdiğim şiirleri paylaşmayı tercih ettiğimin altını çizmiştim.Ki her okuyanın aldığı, duyduğu, hissedip özümsediği, farklıdır. Şahsa münhasır bi alandan bahsediyoruz yani. Seneler seneler önce bi genç kız "yatmadan önce yüz fırça darbesi" diye bir kitapla çıkmıştı. İçerik, cinsel hayatı, genç yaşında uç noktalardaki ilişkileri. Yine çok satanlara girip, sansasyonlarla ses getirmişti. Sonra hem tiyatro oyunu olarak sahnelenen, hem de kitabı olan "vajina monologları" var, örnekler çoğaltılabilir, bunlar ilk aklıma gelenler. Sanat sık sık cinselliğe yaslanır, kötü emsaller kadar, arada mayanın tuttukları da olur.. Geldim "Süt ve Bal" a, kitap bestseller yani çok satanlardan, feminist temelli olduğu söyleniyor. Ben de öyle olmadığını söylüyorum. Ne hissettim? Bomboş. Evet yekten kötülemiyorum arada iki üç hoş bulduğum şiir oldu, çizimleri sevdim. Ama her satırdan hesapçılık okudum. Ciddi ciddi hesap kitap işi. Mekanik. Neyin ne tepki alacağını, nereden besleneceğini iyi bir muhasebeyle kaleme almış. Bilinçli şekilde insani zaafiyetler dillendirilmiş. Böyle bir çağda, kadın istismarına, pedofiliye tepki verilememesi mümkün mü? Çoğu göndermenin alanı bu. Sanıldığı gibi hedef kitle yaşını almış, olgun kadınlar değil. Başlarından cinsellikleriyle ilgili talihsizlikler geçmiş mağdur genç kadınlar ve coğrafyalarında (bedenleri) özerkliklerini ilan etmiş, istemezsem tüylerimi de almam diyen (ki şiirlerin en az ikisi üçü, kadın tüy alımı ile ilgili) genç kadınlar. Feminizm kısmına gelince, bir cinsi diğer cinsten
Süt ve BalRupi Kaur · Pegasus Yayınları · 20179,7bin okunma
Reklam