İşgal altında olan bir şehir "Gecegüzü". Kakakulede yaptıgı kurabiyeler ile Rosav askerlerinin bile müşterisi olduğu Leyla.. Ve bir insanın karşısında bile durmaya korktuğu yüzbaşı Karabasan.Gecegüzü işgal edildikten sonra ibadetlerini gizli yapan Gecegüzü halkı artık Rosav tarafından beyinleri uyuşturulmaya başlanmıştı.Ve bunu okadar masum bir şekilde yapıyorlardı ki.Rosav çöreklerinin içinde olan inci tohumu sayesinde beyinleri uyuşturuluyordu.
Hem yaptığı kurabiyeler ile Gecegüzünun gözdesi olan Leyla'nın kendi başına yaptığı mücadelesini ve Karabasan'la olan aşklarını anlatan ve tahmin ettiğiniz üzre Merve özcanın kaleminden çıkan bir şaheser.Kitabı okurken hem acaba ne olacak diye beklerken hemde bitmesin diye uğraşmak çok güzel.Bu kitap kesinlikle herkese tavsiye ettiğim bir kitaptır.Okuyun,okutturun.
"Ben silah kullanmayı bilemem,ancak bunun yerine size güzel bir kurabiye yapabilirim.Sizin için leziz bir son düşlüyorum."
Gün Gecenin Ardında alıntıları;
Tebessümü eskiden annemin ısıtıp ayaklarımın altına koyduğu sıcak tuz kesesini anımsattı,buz kesen parmak uçlarım dahi ısınırdı,şimdi de ısınmıştı.
Hem de...Utanç verici olsa da penceremi açtığım her sefer sokağımda nöbet tutan o adamı görüyordum.Yine oradaydı,perdenin hemen ardında.
...Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlı olur ve hoşunuza giden bir şey de sizin için şer olur.Allah bilir,siz bilemezsiniz.(Bakara 216)