İnsan duygusal ve karmaşık bir varlıktır ve şiir insani duygulara hitap eder. Anlatamadığımız duyguların tercümanıdır kısaca. Ahlar Ağacı tamda bu amaç için yazılmış.
Didem Madak'in ilk okuduğum kitabıdır, iyi kide okumuşum.
Her şiirinde en az bir cümleye vurulabilirsiniz. Samimi ve içten şiirler... Güzel yazıyordu. Hayatını şiirleştiren bir kadın. Acılarıyla acınız hem artar hem de diner. Bu his her kitapta hissedilmez. İnsanın içine işliyor. Kitap ince fakat ben bitmesin diye yavaş yavaş okudum. :) Ah çekiyorum bende, ah keşke yaşasaydın bana şiiri sevdiren kadın :(
Mutlaka okuyun, şiddetle tavsiyemdir..
80 yaşındaki anneanne kızı öldükten sonra büyüttüğü, şu an yanında olmayan torununa düzenli olarak yazdığı ama hiç göndermediği mektuplar. Daha doğrusu kitap bu mektuplardan oluşuyor.
Kitap o kadar akıcı ve sadeydiki su gibi okunuyor. Kendine has bir havası var, biraz da duygusal.
Gerçekten çok sevdim. İnce bir kitap zaten, merak ediyorsanız mutlaka şans vermenizi öneririm...
Gabriel García Márquez'in 1981 yılında yazdığı, 1982 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen kitabı. İlk satırdan biliyorsunuz bir cinayetin işleneceğini. Herkesin bildiği ama kimsenin engellemek için uğraşmadığı, olmasına ihtimal vermedikleri bir cinayet. Karakterlerin ruh halleri usta yazar tarafından çok güzel betimlenmiş fakat okurken biraz konsantrasyon gerektiren bir kitap. Kısa olmasına rağmen oldukça etkileyiciydi. Olacakları biliyorsun ama okumaya devam ediyorsun demek, çok yerinde olur bu kitap için...
Kitap tek kelimeyle mükemmel insanın üzerinden uzun süre atamayacağı etkiler bırakıyor. Bu yaşıma kadar o kadar çok kitap okudum. Ama bu kitap kadar okuduğumda çok fazla duygulandığım hatta ağladığım kitap çok nadirdir...
Bir solukta okunup, birkaç gün hatta daha uzun süre etkisinde kalınacak bir kitap.. Dili sade ve güzel, akıcı.
Tek eleştirebileceğim nokta çok fazla ayrıntıya girmesi anlatılan her karakterin geçmişine yolculuk yapıyorsunuz bu kadarına gerek var mı dedim...
Ama hakkını vermeliyim çok etkileyici bir kitap. Herkesin okumasını tavsiye ederim...
Öncelikle kitap çok akıcı, okurken sıkılmıyorsunuz. Sovyet rejimini ne kadar iyi bilirseniz, kitaptaki olaylar ile gerçek hayattaki olaylar arasında daha iyi bağlantı kurabilirsiniz.
1940 yılında yazılmasına rağmen bence her döneme ve devre hitap ediyor.
Orwell yine öngörüsünü konuşturmuş. Diktatör yönetimi, kokuşmuş düzeni, eşitsizliği, adaletsizliği, ayrımcılığı, sömürüyü net bir şekilde görüyorsunuz kitapta. Yazar öyle başarılı betimlemeler yapmışki kendiniz yaşıyor ve kahramanların hayvanlar olduğunu unutuyorsunuz. Tıpkı günümüzdeki gibi kitapta da körü körüne mutlak bir inançla, sorgusuz sualsiz biat eden koyunlar okuyucuyu çıldırtıyor. Domuzların adaletsizliği, emek hırsızlığıysa iki kat çıldırtıyor. Okuduğum en iyi ve en güzel kitaplardan birisidir. Saygılarla; okuyun , okutturun. :)
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,3bin okunma