Mutluluk tarifi kolay değil. Daha çok göreceli. Bir hastalıktan sonra ayağa kalkmaktır, bir çocuğun ilk adımı ilk hecesi, 30 yıl sonra ilkokuldaki arkadaşınızla karşılaşmaktır. Sevdiğinin farkına varmaktır yada sevildiğinin. Sağanak yağmur bastırmadan eve girebilmektir. Kazandığın ilk paradır. Doğumhane kapısında ilk ağlamayı duymaktır.
" Geçmiş ve gelecek yoktur, sonsuz bir şimdi vardır " ın farkına varmaktır.
Önemsiz, nefret dolu değerlerin beynimizi ele geçirip arzu ve hırslarımızı yönetmesine izin veririz. Kesinlikle bildiğimiz tek şey ölümdür. Bu nedenle de diğer değerlerimizi ve kararlarımızı ayarladığımız pusula olmalıdır.
Genel bir kural olarak, iş kendimize gelince, hepimiz dünyanın en kötü gözlemcileriyiz. Öfkeli, kıskanç yada üzgünsek genellikle bunun farkına en son kendimiz varırız.
Hiç kimse hiçbir şeyin sahibi değildir, ama herkes zengindir. Çünkü neşeyle yaşamaktan, kafa rahatlığından ve sıkıntıdan arındırılmaktan daha büyük zenginlik ne olabilir?