Evvel ayrıldığımız öz vatana
Belki şad belki de nazda gideriz
Cananın hub cemalini seyrana
Baş secdede dil niyazda gideriz
Ayakta çarık eskimiş meşinden
Çöllerde kavrulup aşk ateşinden
Bir ömür koşup sevdanın peşinden
Vuslat ummaz evvel yazda gideriz
Ziynetine bakmadan dünyaların
Muştusuna ermeden rüyaların
Kandilleri sönerken mahyaların
Tan yeri nazlı beyazda gideriz
Yaran başında bekliyor havuzun
Yollar varsın olsun çetin ve uzun
İzini sürüp kutlu kılavuzun
Şarkımız çatlamış sazda gideriz
Can kapısından süzülür yabancı
Baş ucunda bir sanatkar yalancı
Hem bedeni hem ruhu sarar sancı
Ten solarken gönül hazda gideriz
Kimi ahir kimimiz genç yaşında
Gamsız uyuruz musalla taşında
Kalanlar sıra kimde telaşında
Alem secdesiz namazda gideriz
Adem YALÇINKAYA