Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitabın yarısına geldim ama hala elle tutulur bir şeyler okuyamadım. Biraz daha kendimi sıkıp okumaya çalışırsam reading slump'a girmekten korktuğum için an itibariyle yarım bırakıyorum. Öncelikle ilk başta olumsuz yorumlara bakarken çoğu kişi dilin basitliğinden yakınmış. İlle de kitapların çok ileri düzey edebi dil içermesine takılan biri olmadığımdan bu yorumları es geçmiştim. Bir de yazarın daha önceden "Son Ada" ve "Leyla'nın Evi" kitaplarını da okuyup gayet beğenmiştim o yüzden büyük bir sorun olacağını düşünmedim. Ama okuyunca dilin basitliğinden şok oldum. Sürekli aynı şeyleri döndüre döndüre yazmış. Hele bir kahvaltı sahnesi var ki aman Allahım... Yok Kayseri sucuğunu şöyle aldım şöyle pişirdim vs. diye yazılmış da yazılmış. Bu ilk aklıma gelen ama bunun gibi o kadar basit olayların uzun uzadıya anlatılması var ki insan okurken bunalıyor. Hatta tarihte yaşanmış bazı olaylar çok üzücü ama yazar anlatırken o kadar basit bir dil kullanmış ki doğru düzgün üzülemedim bile e dolayısıyla da karakterle bağ falan kuramadım. Bu arada sürekli didaktik bir şekilde mesaj verme isteği o kadar kötüydü. Diğer kitaplarında özellikle de "Son Ada" kitabında mesaj verme işini çok daha iyi ele almışken bu kitapta bocalamış da bocalamış. Kısacası koca bir hayal kırıklığı oldu benim için.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,1bin okunma