Bize mantıksız, tutarsız görülen bazı düşünceler, ilkel topluluğun insanının kafasını rahatsız etmemiş olsa gerek. Nasıl ki benzeri tutarsızlıklar uygar toplumun kitlelerini rahatsız etmeyebiliyorsa. Çünkü mantıksal tutarlılık, uygar toplumun (bile) eğitimlerinde soyut düşünme alışkanlığı kazandırılmış kesimlerinin tasasıdır. Çağımızın kitle toplumunun insanında (bile) mantıksal tutarlılık tasası geliştirilmemiş olabiliyor; köreltilmiş bulunabiliyor. Çünkü o, içinde yaşadığı somut durumlara göre düşünmektedir. Kendi kültürümüzden örneklendirirsek, çevresindeki insanlar kendisi gibi "Türk" olduklarını söylüyorlarsa ve "Müslüman" olduklarına inanıyorlarsa, hem İslamlığı hem Türkçülüğü savunmada bir tutarsızlık görmeyebilmektedirler. Bu yüzden "Türk-İslâm sentezi" kitlelerde yankı bulabilip yandaş toplayabilmektedir. Türklük ile İslamlık, ırkçılık ile ümmetçilik arasındaki (kuramsal) zıtlığı, çelişkiyi göremeyebilmektedirler. (s.206=128 no'lu alıntı)