Koray Durdu

Paleolitik Kültür - Sihirsel düşünüş - Sihirin gücü
Bize mantıksız, tutarsız görülen bazı düşünceler, ilkel topluluğun insanının kafasını rahatsız etmemiş olsa gerek. Nasıl ki benzeri tutarsızlıklar uygar toplumun kitlelerini rahatsız etmeyebiliyorsa. Çünkü mantıksal tutarlılık, uygar toplumun (bile) eğitimlerinde soyut düşünme alışkanlığı kazandırılmış kesimlerinin tasasıdır. Çağımızın kitle toplumunun insanında (bile) mantıksal tutarlılık tasası geliştirilmemiş olabiliyor; köreltilmiş bulunabiliyor. Çünkü o, içinde yaşadığı somut durumlara göre düşünmektedir. Kendi kültürümüzden örneklendirirsek, çevresindeki insanlar kendisi gibi "Türk" olduklarını söylüyorlarsa ve "Müslüman" olduklarına inanıyorlarsa, hem İslamlığı hem Türkçülüğü savunmada bir tutarsızlık görmeyebilmektedirler. Bu yüzden "Türk-İslâm sentezi" kitlelerde yankı bulabilip yandaş toplayabilmektedir. Türklük ile İslamlık, ırkçılık ile ümmetçilik arasındaki (kuramsal) zıtlığı, çelişkiyi göremeyebilmektedirler. (s.206=128 no'lu alıntı)
Sayfa 223·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Paleolitik Kültür - Sihirsel düşünüş - Sihirin gücü
İlkel (sihirsel) düşünüş, gücünü, sağlam bir mantığa bulunmasından değil bulunmamasından almaktadır. Sihirsel düşünüşte aynı varlıklar, aynı olaylar, bir konuda aynı sınıfa sokulurken (Neur simgeciliğini anımsayın) bir başka konuda karşıt sınıflara sokulabilmektedir. İlkelin kafası bunda mantıksal bir tutarsızlık görüp rahatsız olmayabilmektedir. Bir yargının doğruluğunu göstermek için haklarında yargı verilen şeylerin bir konuda benzerliğini ya da zıtlığını göstermek yetmektedir. Dolayısıyla, aynı konuda çeşitli zamanlarda, çeşitli noktalarını vurgulamada zıt yargılara varılabilmektedir.
Sayfa 206·Kitabı okudu
Paleolitik K.-Sihirsel düşünüş-Simgeyi etkileyerek nesneyi etkileme umudu
"Sihir" ile "büyü", biri Arapça (sihr) biri Türkçe (bögü) olarak anlamdaş sözcüklerdir. Ama bir dil alışkanlığı olarak "sihirci" denmez de "büyücü" denir; "sihir yapmak" denmez de "büyü yapmak" denir; "sihirlemek" denmez "büyülemek" denir. Dilde aynı anlama gelip, ikisi de kullanılan sözcükler arasında zamanla anlam kayması ile yakın ama farklı anlamlar kazanmaları süreci bu sözcükler için tamamlanmış görünmüyor. (s.204=125 no'lu alıntı)
Sayfa 222·Kitabı okudu

Koray Durdu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·95 syf.·
3 günde okudu
·
2023 1. kitabı
Muazzez İlmiye Çığ
8.8/10 · 1.802 okunma
Paleolitik K.-Çağrışımcı, sınıflandırıcı düşünüş-Analoji mantığı
Afrika'da bazı topluluklarda, çocuklarda yaygın ve salgın hastalık olarak görülen sarılıktan, üzerlerine (sarı) altın konarak korunmaya çalışıldığı bilinmektedir. Bunları yazarken çocukluğumda gördüğüm bebeklerin yüzündeki, sarılığa tutulmasını önlemek için örtülen sarı bir tülü ya da tülbenti anımsıyorum. (S.202=122 no'lu alıntı)
Sayfa 222·Kitabı okudu