H.S.

H.S.
@Kreatory
İns: komodo_1ejderi :) Güzelleştim, şimdilik ölümüme kadar hayattayım.
42 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
Bu kuşağa "burjuva kokenleri" sebebiyle eleştirmek, en ciddi kelaminin kahkaha yaratmaktan baska bir şeye yol açmadigini bilmeyen mankafali birinin bilgeligini sergiliyor. Isçi veya ögrenci, genç veya yasli, siyah veya beyaz olsun, burjuva toplumda yaşayan herkesin "burjuva kökleri" vardir. Bir kisinin ne kadar burjuva oldugu, yalnizca, burjuva toplumdan neyi kabul ettigine baglidir. Eger ki genç insanlar tüketimciligi, calişma ahlakini, hiyerarşi ve otoriteyi reddediyorsa, proletaryadan daha "proleter"lerdir -semantik safsatadan bir parça kullanalim ki, sosyalist ideolojinin bayatlamis ögelerini, ve bunlarin içinden geldikleri arkaik tarihi topraga gömmek için teşvik edici olsun.
Reklam
İyilikseverligin sadece birkaç kisiyi doyuracagini ama hiç kimsenin hayatini kurtarmayacagini biliyordum.
Kendi yaşamımla pek ilgilendiğim yok, bu da beni duyarsızlaştırıyor, hoşnutluğumu, sevgimi söküp atalı yıllar oldu, dalgaların dövdüğü kayalar gibiyim, deniz gri, gök siyah, bulutlar geçiyor ve geride eserler kalıyor. Köklerimi acının olduğu kadar zevkin de reddi içine salıyorum, sevgim ermişçe bir ilgisizliğe varıyor, artık bu ilgisizlikle kaynaşmışım, bütün yaşamım bir ölüm okulu, aslında pek bir meziyetim yok ve çocukluğumdan beri kendimi asla rahat hissetmedim, kalıcı rahatsızlıkların eline düşmüşüm ve ancak deva buldukça varlığımı sürdürüyorum.
Hiçbir ortak yaşam biçiminin içeremeyeceği biraradalığı kapatılma kavramına sığdırmak, bu kavramın tek özel ve ayrıcalıklı anlamını oluşturur. Zorunluluk, tüm yirmi dört saatlere egemendir: Seçilmemiş mekânın ve seçilmemiş insanların aynılığını paylaşmak, insana tutsaklıktır. Süreli ve süresiz olarak aynı insanlarla, aynı mekânları paylaşarak yaşama zorunluluğu, kişiliklerin ve yaşantıların bireyselliğini boğduğunda, anonimleşmeden kaçış, yalnızlığı bir tercih olarak dayatır (hücrenin zaten insansızlaştırılmış ortamı yalnızlığı maddileştirdiğinden, sonuç aynıdır)... Kapatılmanın saçma anlamı, kültür-dışıdır: insana/insansızlığa tutsak olmak.
1000Kitap
Hapishane
Dehşet, orada olunduğu an başlıyor. Orası; ilişkisiz, kendi içine kapalı, dışarıya ulaşılamayan, ama dışardakinin (görevlinin!) gerek gördüğünde (gözet-lemek için, şiddet uygulamak için) ulaşabileceği bir mekân. Mekân-olmayan bir mekân; çünkü insan için, yaşam için tasarlanmış bir mekân başka yerlere açılımlarıyla, kendini başka mekânlar içinde konumlan-dırışıyla, ilişkileriyle de mekân olur. Kapalı, kapatıl-mış bir mekân, çıkışsız bir mekân -tabut gibi ancak yok olmanın yeridir. Zaman da zaman değil orada. Kendi yörüngesi etrafında dönen, döndükçe hızlanan, hızlandıkça baş döndüren, ancak uykuya ve yeniden uykuya kaçırtan, hiçbir şey yapmazken, yalnızca akışıyla yoran zaman, artık tamamen nesnel bir ölçü olan zaman: Günlerin bile değil, belki ancak ayların geçişi fark edilir. Ve insan, orada, duyularını yitirir. Ve insan, hâlâ, orada, insan. "Ama içerde maruz kaldığımız 'infaz'ın gerçekleşmesi aslında. Yani içinizin çözülmesi söz konusu maddelerin asitte çözülmeleri gibi-, direnmeye yoğunlaşmakla bu süreç yavaşlatılır, ancak etkileri tamamen ortadan kaldırılamaz." (aynı mektuptan)
Reklam