Melike M. Selçuk

Din, insanin en mahrem inançlarini ve duygularini içerir ve o kişinin evrenle ve kendi ozuyle iliskisini tanimlar. Bu kadar mahrem bir özü her gün ve her yerde basmakalp, özgünlügü olmayan bir iliski malzemesi(Selamün aleyküm) yapmak, bana dogru gözükmüyor. Bu özün mahremiyetini ihlal etmemek gerektigini düsünüyorum.
Reklam
Duygusal olarak olgunlaşmayan insanlar, affetmenin ne anlama geldiği konusunda gerçekçi olmayan bir fikre sahiptir. Onlara göre affetme, sanki tamamen yeni bir başlangıç mümkünmüş gibi tüm çatlakları kapatmak demektir. Büyük bir ihanetten sonra güvenin yeniden inşa edilmesi için zamana ya da duygusal bir sürece ihtiyaç duyulduğunu fark etmezler. Her şeyin yine normal olmasını isterler. Onlar için başkalarının acıları, küçük ama mide bulandıran bir sinek gibidir ve eğer herkes yaşanan durumla ilgili duygularını görmezden gelirse problem çözülür.
Biz hayatla kurduğumuz ilk ilişkiler için herhangi bir seçimde bulunamıyoruz. En güçlü bağımız, korktuğumuzda, acıktığımızda, yorulduğumuzda ya da hastalandığımızda ilk olarak yüzümüzü döndüğümüz anne babamızla kurulmaktadır. Kendimizi iyi hissettiğimizde başka insanlarla oyun oynamak isteyebiliriz ancak stres ya da acil bir durum söz konusu olduğunda yine yüzümüzü ilk koruyucularımıza döneriz. (Ainsworth, 1967) Bu ilk bağın yoğunluğu, duygusal olarak olgunlaşmayan ebeveynlerin neden sonsuza dek hayal kırıklığı yaşayacaklarını açıklamaya yardımcı olur. Onlarla kurulan ilişkilerle başa çıkmak zor olabilir ama onlardan ayrıldığımızda ya da uzak durduğumuzda sanki bir şeyler eksik kalıyor gibi hissedebiliriz. İlk içgüdülerimiz, ilgi ve anlayış için ebeveynlerimize dönmemizi teşvik eder.
Duygu fobisi olan ebeveynlerin çocuklarının çoğu, ağlamaya başladıklarında asla duramayacaklarına dair bir korku geliştirirler. Bu korku o duyguyu tam olarak ifade edebildiklerinde ağlamanın kendiliğinden durduğunu öğrenmelerine asla izin verilmediğinde ortaya çıkar. Üzüntülerini bastırmayı öğrenen ebeveynler tarafından büyütüldükleri için, bu çocuklar asla ağlama eyleminin doğal ritmini ve nasıl azalacağını deneyimleyemezler.
Sayfa 41·Kitabı okudu

Melike M. Selçuk

, şu anda okuyor
%62 (3600/5768 syf.)
Seyyid Kutub
9.5/10 · 294 okunma
Reklam