Halil

Halil
'Psikoloji Bölümü Öğrencisi 'INFJ, 5w4, sp/sx
Dünya Yorgunu- "Belki"nin kayığı
İşte orada kayık, -öbür tarafa, belki büyük hiçliğe gidiyor. -Kim binmek ister ki bu "belki"ye? İçinizden hiç kimse binmek istemez ölüm kayığına! Peki öyleyse dünya-yorgunu olmak isteyişiniz niye? Dünya yorgunu! Yeryüzünden çekip gitmemişsiniz bile! Her zaman yeryüzünü arzular buldum sizi, sevdalıydınız hâlâ yeryüzü-yorgunluğunuzla! Boş yere sarkmıyor dudaklarınız: küçük bir yeryüzü dileği duruyor hâlâ kenarında. Ve gözlerinizde- küçük, unutulmamış bir yeryüzü arzusu- bir bulut gibi süzülmüyor mu hâlâ? ... Çünkü: yeryüzünü yorgun düşüren hasta ve bitkin küçük adamlar değilseniz eğer, kurnaz tembel hayvanlar ya da aç gözlü, büzüşmüş haz kedilerisiniz o zaman. Yeniden neşeyle koşturmak istemiyorsanız- geçip gitmelisiniz! İflah olunmazlara hekim olunmaz: bunu öğretir Zerdüşt- bu yüzden geçip gitmelisiniz! Ama bir son vermek için, yeni bir dize yazmaktan daha çok cesaret gereklidir: tüm hekimler ve tüm şairler bunu bilir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tin bir midedir
"Çok öğrenen, unutur tüm şiddetli arzuları"- bunu fısıldıyor insanlar kendilerine tüm karanlık sokaklarda. "Bilgelik yorgun düşürür, değmez, değmez- hiçbir şeye; arzu duymamalısın!" Bu yeni levhayı asılı buldum pazar yerlerinde bile. Kırın, ah kardeşlerim, kırın bu yeni levhayı da! Dünya yorgunları, ölümü vaaz edenler ve eli sopalılar astı onu; çünkü bakın, aynı zamanda bir kölelik vaazdır bu!- Kötü öğrendikleri ve en iyisini öğrenmedikleri için, her şeyi çok erken ve çok hızlı öğrendikleri için; çok kötü yedikleri için, bu yüzden bozuldu mideleri, -bozuk bir midedir onların tini: ölümü salık verir b u tin! Çünkü sahiden, kardeşlerim tin bir midedir!
Her şey boş!
"Niye yaşamalı? Her şey boş! Yaşamak- havanda su dövmektir; yaşamak- kendi kendini yakıp kavurmak ve yine de ısınamamaktır.''- Eski çağlardan kalma bu laflar "bilgelik" sayılıyor hâlâ; ama eski oluşları ve küf kokmaları yüzünden daha da saygı duyuluyor bunlara. Çürümek de asilleştiriyor.- Çocuklar böyle konuşabilir; onlar ateşten ürker ellerini yaktığı için! Çocuksu çok şey vardır eski bilgelik kitaplarında. Her zaman ''havanda su döven''lerin ne hakkı vardır harman dövmek üzerine sayıp sövmeye! Çenesini bağlamalı böyle delilerin! Masaya otururlar da bunlar, hiçbir şey getirmezler yanlarında, iyi bir açlık bile- ve sonra sövüp sayarlar, ''Her şey boş!'' diye. Ama iyi yiyip iyi içmek, ey kardeşlerim, sahiden de boş bir sanat değildir!
Komşuna Acıma
Bunu ister büyük sevgim uzaktakilerden: komşuna acıma! İnsan aşılması gereken bir şeydir. Aşmanın çok çeşitli yolları ve biçimleri vardır: yapmaya bak sen! Ama sadece bir maskara düşünebilir: ''İnsanın üstünden atlanabilir de,'' diye. Kendini komşunda bile aş: ve zorla alabileceğin bir hakkın sana verilmesine izin verme! Senin yaptığını kimse yapamaz sana. Bak, kısasa kısas yoktur. Kendisine emretmesini bilmeyen itaat etmelidir. Ve kimileri kendisine emredebilir, ama kendisine itaat de etmesi için hâlâ çok yetersizdir!
Zorunluluğun özgürlüğün kendisi olduğu, özgürlüğün kendi dikenleriyle mutluluk içinde oynadığı yerde... Eski şeytanımı ve amansız düşmanımı tekrar bulduğum yerde, ağırlığın tinini ve onun tüm yarattıklarını, zorlamayı, kuralları, sıkıntıyı ve sonucu ve amacı ve istemi ve iyiyi ve kötüyü tekrar bulduğum yerde- Çünkü üzerinde dans edilecek, dans edilip geçilecek bir şey olması gerekmez mi? Gerekmez mi, hafilerin en hafifleri uğruna- köstebeklerin ve ağır cücelerin de var olması?