Halil

Halil
'Psikoloji Bölümü Öğrencisi 'INFJ, 5w4, sp/sx
Gizemli, kavranamaz, korkutucu
Böyle uzak ve ulaşılmaz bir şeye duyulan özlem romantikler için tipik bir duygudur. Geçmiş bir dönemi de özleyebilir romantikler, örneğin Aydınlanma'nın karanlık dönem saydığı Ortaçağ'ı hararetle yücelttikleri olmuştur. Bazen de uzak kültürlere, örneğin 'Gizemli Şark'a' özlem duyabilirler. Gece, alacakaranlık, eski harabeler, doğaüstü şeyler de çekmiştir romantikleri. Yaşamın karanlık yüzüyle ilgilenmişlerdir hep -yani kavranamaz, korkutucu ve gizemli olanla.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dile getirilemeyen
Romantikler sadece sanatın bizi 'dile getirilemeyen'e yaklaştırabileceğine inanıyordu. Hatta bazıları sanatçıyı Tanrı'ya benzetmişti. Çünkü Tanrı nasıl dünyayı yaratmışsa, sanatçı da kendi gerçekliğini yaratır.
Ding an sich -Kendinde Şey- ve Sanat
Rönesans ile Romantizm arasında böyle pek çok ortan nokta var. Bunların önemli bir örneği de, insanın bilgi edinmesi bakımından sanata ağırlıklı bir rol tanınmış olması. Bu bakımdan da Kant Romantizmin yolunu hazırlamış sayılır. Estetikle ilgili çalışmalarında güzel bir şeyin, örneğin bir sanat eserinin etkisi altında kaldığımız zaman ne olduğunu sorup araştırmıştı. Bir sanat eserine, sanatsal deneyim için yani sadece onu olabildiğince yoğun bir şekilde 'yaşantılamak' amacıyla yaklaştığımızda, 'das Ding an sich'e yaklaşmış oluruz.
Kendinde Şey
Kant dünyanın 'Kendinde' bir şey olarak nasıl olduğunu tam anlamıyla bilemeyeceğimiz konusunda Hume'a katılır. Dünyanın ancak 'benim için' ve dolayısıyla bütün insanlar için nasıl olduğunu bilebiliriz. Kant'ın 'das Ding an sich' ile 'das Ding für mich' arasında yaptığı bu ayrım felsefeye en büyük katkısıdır. ''Kendinde şeyi'', yanı şeylerin kendilerini hiçbir zaman kesin ve tam olarak bilemeyiz; şeylerin kendilerinin 'bizim için' nasıl 'göründüklerini' bilebiliriz ancak. Buna karşılık insan aklının şeyleri nasıl kavradığını hiçbir deneyim olmadan da söyleyebiliriz.
Romantik Çağ- Sanatçı
Romantik Çağ'ın Avrupa'daki varoluşa son ortak yaklaşım olduğu söylenir. ... Ve şimdi Romantik Çağ'da da tek başına birey, varoluşu yorumlama konusunda bir bakıma tam bir serbestlik kazanıyordu. Romantikler benliği neredeyse kayıtsızca yücelttiler. Nitekim Romantik Çağ'ın 'kişi' anlayışında dâhi sanatçı en yüksek yeri tutar.