Halil

Halil
'Psikoloji Bölümü Öğrencisi 'INFJ, 5w4, sp/sx
Huzur, yeryüzündeki tek ideal değildir. Özgürlük diye bir ideal de vardır. Ve eğer din, ölümü bir yanılgı haline getirerek korkuları yatıştırıyorsa, bunu özgür düşünce pahasına yapıyor. Nitekim din, sağladığı huzurun karşılığında her zaman, az veya çok, inanca yer açmak için aklı bırakmayı, inanmayı kabul etmek için eleştirel düşünceye bir son vermeyi talep eder, er ya da geç. Din, son noktada kibirli tartışmacılardan ibaret gördüğü yetişkinler gibi değil, küçük çocuklar gibi Tanrı'nın karşısında durmamızı ister. İnanmaktansa felsefe yapmak: Aslında bu, zihin açıklığının rahata, özgürlüğü inanca tercih etmektir (en azından filozofların gözünde; inananların gözünde elbette durum farklıdır). Bir anlamda, mesele gerçekten de ''postu kurtarmak''tır, ama ne pahasına olursa olsun değil.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
...Başka deyişle, dinlerin kendilerini, bir başkasına, Tanrı'nın lütfuna bağlı ''kurtuluş teorileri'' olarak tanımlamaları gibi, biz de büyük felsefeleri, kendi kendimize, Tanrı'nın yardımı olmaksızın kurtulma teorileri olarak tanımlayabiliriz.
Never More
Edgar Poe en ünlü şiirlerinden birinde, hayatın akışındaki bu dönüşsüzlük fikrini, uğursuz bir hayvan olarak canlandırır; pencerenin pervazına tünemiş, aynı sözü tekrar etmekten başka bir şey bilmeyen bir kuzgundur bu; Never more deyip durmaktadır: ''bir daha asla''. Poe bununla, ölümün genel olarak ''bir daha asla''ya uyan her şeye sindiğini kasteder. Ölüm, hayatın bağrındadır, bir daha daha dönmeyecek, dönüşsüzce geçmiş olan ve bir daha asla bulamayacağımız her şeydir.
Düşünme ve savlama hiç kuşkusuz son derece değerli faaliyetlerdir. Hatta bunlar, kamu hayatına belli bir özerklik içerisinde katılmaya ehil iyi vatandaşların yetişmesi açısından vazgeçilmezdir; doğru. Fakat bunlar, felsefenin amaçlarından bambaşka amaçlara yönelik araçlardır sadece- zira felsefe, siyasal bir araç olmadığı gibi, ahlakın koltuk değneği de değildir.
Günlük Alışkanlıklarımızda Evrim
9/10
·256 syf.··
2025 22. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2025 22:24
Günümüz ve tarih boyunca insanların günlük pratiklerinde, çevreyi dizayn etme de, eş seçiminde, ilginç alışkanlıklarında evrimsel sürecin etkisini okumak müthiş keyifliydi. Davranışlarımın arka plânındaki avcı-toplayıcı atalarımdan miras aldığım genlerin etkilerini görmek aydınlatıcı oldu, bu davranışlarımı nasıl yönlendirebileceğim konusunda fikirler de verdi. Her ne kadar insan yaratımının en üst ve müşahhas ifadesi olan sanatın dahi cinsel seçilim, hayatta kalmaya bağlı doğal seçilim gibi mekanizmaların ortaya koyduğu standartlar tarafından belirlenmesi ilk başta hoşuma gitmese de bir konuda bilgi sahibi olmak ile o konunun öznesi olarak onu yaşamak pek tabii aynı şeyler değildir. Kitabın başında da gökkuşağının gizeminin bilimsel metotlarla çözülmesiyle ilgili üstte yazdığım cümleye atıf var. Sonuç olarak ''İnsan Doğası'' diyebileceğimiz, bizlerin bilincinde olmadığı halde davranışsal mekanizmalarımızın kaynağını bilmek ''İnsan'' olmayı bir ifade olarak ne sanatsal açıdan ne de felsefi olarak azaltmıyor. İnsan bilincinin bazı yönlendirilmelerin etkisinde kaldığını bugün biliyor olsak da kendi kendini düşünebilen, çevresel etkiler tarafından şekillendirilen bir varlık olarak insan doğduğu andan itibaren öğrendiği dil vasıtasıyla (nitekim dil öğrenimi dilin yapısından çıkarsadığımız anlamlı sembolizm sayesinde bize bugüne kadar aktarılmış kültürel birikimleri okuma fırsatı veriyor) genlerinin toplamından bir fazlası haline geliyor. Dolayısıyla kendi kendini tanımlayabilen bir varlık olarak her bireyin kendi kısa tarihini yazma potansiyeli vardır. Bu tarih, doğa ananın yavrusu olan insanın kendini doğadan farklılaştırmasının ve onun üzerinde söz sahibi olmasının anlatıma gelmesidir.
Psikoloji
Yılanlar, Gündoğumları ve ShakespeareGordon H. Orians · Metis Yayıncılık · 2018229 okunma