Halil

Halil
'Psikoloji Bölümü Öğrencisi 'INFJ, 5w4, sp/sx
Ebeveynler çocuklarını azarlayarak onlara kibritle oynamamaları veya araçların geçtiği yerlerde top oynamamaları gerektiğini anlatırlar ama Chicago’da yaşayan çocuklara en çok korktukları şey sorulduğunda alman cevap aslanlar, kaplanlar ve yılanlardır. Bu korkulan kontrol etmekte çok zorlanıyoruz. Yılanların çoğunun zararsız olduğunu bilinçli olarak kendimize hatırlatarak da bu korkudan kurtulamıyoruz. ... En çok korktuğumuz şeyler ile bizi öldürme olasılığı en yüksek olan şeyler arasındaki bu taban tabana zıtlığı çözememiş olmamızın sonuçlan vahim.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bahçecilik
1973’te bahçecilikle tedavi alanında uzmanlaşmış kişilerden oluşan bir grup, Bahçecilik yoluyla Tedavi ve Rehabilitasyon Konseyi’ni kurdu. Bugün Amerikan Bahçecilikle Tedavi Demeği adını alan kurumun bine yakın üyesi bulunuyor ve bunların çoğunu kayıtlı uzmanlar oluşturuyor. Bahçecilikle tedavinin bilişsel, psikolojik, sosyal ve fiziksel faydalarını konu alan zengin bir külliyat, bitkilerle uğraşmanın duygusal, zihinsel ve fiziksel sağlığı artırdığı görüşünü destekliyor. Journal of Therapeutic Horticulture (Terapötik Bahçecilik Dergisi) adlı bir yayın çıkaran kurum bir dizi etkinliğe de destek veriyor
Evcil hayvanların insanlar üzerindeki etkileri
İnsanlar evde bir hayvan beslediklerinde ya da bir hayvanla düzenli bir dostluk kurduklarında konuşma, dikkat ve duyguların beden diliyle ifade edilmesi gibi alanlarda ciddi iyileşmeler görülür. Peki bunların sebebi ne? Atalarımızın avcılık ve toplayıcılıkta başarılı olması, hayvanların bulundukları yerle ilgili bilgi edinmelerine ve bu bilgiyi diğer insanlara aktarabilmelerine bağlıydı. Avladıkları hayvanlar gibi düşünmeye çalışmanın faydasını görmüş olmalılar. Muhtemelen onları böyle anlıyor ve davranışlarını kestirebiliyorlardı. “Ben bir tavşan olsam, yırtıcılardan korunmak için nereye saklanırdım?” gibi sorular sormuş olmalılar. Bu antropomorfizmin (insanbiçimciliğin) başarılı olması onları, hayvanların gerçekten de bilinçli stratejileri olduğu varsayımına götürmüş olmalı. Binlerce yıl içinde bu zihinsel alışkanlık, hayvanlarla olan akrabalığımızın resmen kabul edildiği totemciliğin gelişmesini sağlamış olabilir. Hayvanlarla aramızda duygusal bir bağın evrilmesi kaçınılmazdı
Doğal ortamların bilişsel beceriler üzerindeki etkileri
Beyinlerimiz ile karmaşık doğal çevreler arasındaki bu etkileşimden gelen bir miras da, doğal bir ortamda bulunmanın daha iyi düşünmemizi sağlamasıdır. Dikkat dağınıklığı yaşayan insanlar doğal bir ortama alındıklarında iyileşirler; bunun bir nedeni ormanlar, çayırlar, ırmak kıyılan gibi yerlerin zihni kendiliğinden harekete geçirmesi ve sürekli dikkat durumundan kurtarıp dinlendirmesidir.11 Dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olan ve özellikle ilaçların etki etmediği çocuklan güzel doğal ortamlara götürmenin fayda sağladığı görülmüştür. Bir araştırmaya göre, DEHB’den muzdarip çocuklar parkta yirmi dakika yürüdüklerinde (kent ortamında yürümeye kıyasla) daha iyi konsantre olurlar. Doğaya çıktığımızda yaşadığımız güzel duygular, hafızamızdaki bilgileri hatırlamamızı ve problemlere yaratıcı çözümler bulmamızı sağlar. Doğaya çıkmak, iş hayatımızda dikkatimizi uzun süre yoğunlaştırmamız gereken zorlu görevlerden kaynaklanan zihin yorgunluğunu aşmayı hızlandırır.
Cinsel Seçilim vs Doğal Seçilim
Seçilimle ilgili zengin külliyatı gözden geçirip eş bulma başarısını etkileyen özelliklere (örneğin erkeklerin abartılı gösterilerine) baktığımızda, cinsel seçilimin yaşamayı ve doğurganlığı doğrudan etkileyen özellikleri belirlemede doğal seçilime oranla daha güçlü bir rol oynadığını görürüz.