“Yıldızlar yukarıda parıldıyor ve ben onların aydınlık selamlarını soluyordum.”
Olağanüstü bir gece, insanın kendi kalbini bazen en beklemediği anda bulabileceğini anlatan çok özel bir hikâye. Hayattan kopmuş, duygularını kaybettiğini sanan bir adamın, küçük ama sarsıcı bir olayla yeniden yaşadığını fark edişini okurken, onun değişimini adım adım hissediyorsunuz. Yazarın dili oldukça akıcı sanki olayları bizzat yaşayıp romanın içinde gibi hissettim. Kendisi kısacık bir roman olmasına rağmen bende bıraktığı etki fazlasıyla uzun süre devam edecek gibi.
Stefan ZweigOlağanüstü Bir Gece
Kitap varlıklı bir adam olan Simeon Lee’nin noel için aile üyelerini bir araya toplamak istemesi ve beklenmedik ölümüyle başlıyor. Olay örgüsü güzel işlenmiş. Katil asla tahmin ettiğim kişi değildi. Kısa sürede okunabilecek akıcı bi roman. Polisiye severlerin keyifle okuyabileceğini düşünüyorum. Agatha ChristieNoel'de Cinayet
Halide Edib AdıvarAteşten Gömlek
Kurtuluş savaşı dönemi Ayşe, İhsan ve Peyami’nin hikâyeleri üzerinden anlatılıyor. Savaş devam ederken yazılmış bi eser okurken sanki her şey gözlerinizin önünde canlanıyor, kendinizi hikayenin içinde buluyorsunuz.
Ben kitabı ilk kez ortaokulda inkılap öğretmenimin tavsiyesiyle okumaya çalışmıştım. Dili o zamanki bana ağır gelmiş olmalı ki devam edemedim. Şimdi tekrar okuma fırsatı bulunca farkettim o dönemi çok güzel anlatan gerçekten okunması gerekli bir eser.
Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu Savaşın etkilerinin yıllar sonra bile devam edip nelere sebebiyet verdiğini, sadece cephede değil masum insanların hayatında nasıl derin yaralar açtığını gösteren oldukça kısa ama dokunaklı bi eser. Kitabın ana konusu bi Japon efsanesine dayanıyor. Efsaneye göre kim kağıttan bin tane turna kuşu yaparsa dileği kabul olurmuş. Sadako da iyileşmek için bu inanca sarılıp bin turna kuşu katlamaya başlıyor..
Kitap bittiğinde bir süre etkisinden çıkamadım. Bence herkesin okuması gereken, umut etmenin ne kadar önemli olduğunu gösteren çok güzel bir örnek. Eleanor Coerr
Agatha ChristieOn Kişiydiler Agatha Christie’nin okuduğum ilk kitabı ama son olmayacak sanırım. Birbiriyle alakası olmayan on yabancı, gizemli bir mektupa bir adaya davet ediliyor ve işler kısa sürede ilginç bir okadar da korkunç bir hal alıyor. Her bölümde “acaba sıradaki kim olacak, katil kim çıkacak?” diye merak ettiriyor. Oldukça sürükleyici. Olay örgüsü öyle güzel kurulmuş elimden bırakamakta güçlük çektim desem abartmış olmam. Sonundaki ters köşe… Polisiye seven herkesin mutlaka okuması gereken bir eser diyebilirim.