Kubilay Kula

Kubilay Kula
@KubilayHoca
Türkçe öğretmeni
Lisans
Denizli
Kütahya, 10 Aralık 1991
227 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·808 syf.··
2026 9. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:40
Yazarımız sonunda üçüncü kitapta bize bir harita sunmayı düşünmüş. İlk iki kitapta okuyucuların yaptığı haritalardan faydalanmıştım bol bol. Bu sefer harita için telefona bakıp durmak yerine hemen kitabın başında yer alan haritaya baktım lazım olduğunda. Serinin üçüncü kitabını okumam uzun sürdü. İlk kitapta Arlen, Leesha ve Rojer’ı çocukluklarından itibaren okurken ikinci kitapta Jardir’in geçmişine detaylı bir yolculuk yapmıştık. Bu kitapta ise Inevera’nın küçüklük ve gençlik yıllarına döndük. Ama ben bu kısımları okurken sıkıldım açıkçası. Hem bu yüzden hem de günlük hayatın koşuşturmasından kitabın ilk yarısını zor okudum. Kitaba biraz ara verince Krasia diline ait kelimelerin anlamlarını da unutuyorsun tabi. Ama kitabın sonunda bir Krasia sözlüğü varmış. Bunu da kitabın başına koysalarmış keşke. Kitabın ikinci yarısı ise ilk iki kitap gibi güzel ve akıcıydı. İlk kitabı okurken hiç tahmin edemeyeceğim şeyler gelişti. Tahminimce bir müddet sonra insanlık aralarındaki problemleri geçmişte bırakıp iblislere karşı birlik olacaklar. Son iki kitapta değişir mi bilmiyorum ama bu serinin bence şu ana kadarki en büyük problemi ana kahramanlardan herhangi birinin ölmemesi. Gerek insanlar arası gerekse iblislere karşı bu kadar çok savaşın, mücadelenin olduğu bir ortamda daha fazla kayıp olması gerekmez mi mantık olarak ?
Edebiyat
Günışığı SavaşıPeter V. Brett · Epsilon Yayınları · 2016188 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·783 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 00:00
Arlen’e ilk kitapta ihanet eden Jardir’i ve onun ulusu Krasialıları okuyoruz ikinci kitabın ilk yarısında. Krasialıların yaşam tarzlarını, geleneklerini, nasıl insanlar olduklarını öğreniyoruz. Jardir’i çocukluğundan başlayarak detaylı bir şekilde tanıyoruz. Arlen’e ihanetinin sebebini görüyoruz. Olayları başka pencereden görmemizi sağlıyor bunlar. İkinci kitapta tempo ilk kitaba göre bir tık düşük. O yüzden 10 yerine 9 puan verdim. Bu kitap daha çok politik bir kitap. Yaklaşan savaş öncesi ittifak kurmak isteyenler, düşmanı önemsemeyenler, kendilerini Kurtarıcı olarak görenler, kendilerini Kurtarıcı olarak görmeyenler, bir Kurtarıcı arayanlar vs. bir savaş öncesi olabilecek her şey var kitapta. Üçüncü kitap isminden de anlaşılabileceği gibi bir savaşa sahne olacak. Bu savaş öncesi zemin oluşmaya başladı yani bu kitapta. İkinci kitabı okumadan önce kitabın arka tarafını okumadım ve bu sayede hiç ipucu almadım olaylar hakkında. Ama romanda tahmin ettiğim yerler de asla aklıma gelmeyecek olaylar da saçma bulduğum durumlar da meydana geldi. Misal Renna’nın Arlen tarafından kurtarılacağı çok barizdi. Ama Leesha ile Jardir’in bir araya gelip yakınlaşacakları aklımın ucundan bile geçmezdi. Dövmeli Adam şekline giren Arlen’in herkes tarafından tanınıp da babası tarafından tanınamaması ise kitabın bence en saçma yeriydi.
Edebiyat
Çöl MızrağıPeter V. Brett · Epsilon Yayınları · 2013248 okunma
10/10
·640 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 21:59
Çok güzel bir fantastik romanla geldim. Güzel olması anlattığı olaylardan kaynaklanmıyor. Tam tersine çok kötü şeyler içeriyor roman. Vahşet, kan, şiddet gibi bir fantastik romanda bekleyeceğiniz hemen hemen her şey var kitapta. Bir tek ejderhalar yok ! Romanda insanlar ile nüvelikler adı verilen, geceleri yerin altından ortaya çıkan, gündüzleri dünya yüzeyinde yaşayamayan yaratıklar arasındaki mücadeleyi okuyoruz. Olaylar Arlen, Leesha ve Rojer olmak üzere üç karakter üzerinden ilerliyor. Arlen ve Rojer’ın başlarına çok kötü şeyler geliyor küçük yaşlarda. Kötü bir şey yaşamayan tek Leesha kaldı, diye düşünürken yazarımız onu da es geçmiyor. Leesha da yazarın sert ve acımasız hayal gücünden nasibini alıyor. Üç karakterin de çocukluklarından -hatta Rojer’in bebekliğinden- itibaren on yedi yıllık serüvenlerini okuyoruz. Üçü de inanılmaz değişimler ve gelişimler yaşıyor. Haliyle bir yerlerde yolları da kesişiyor. Romanda yer alan dünyada Miln, Angiers, Lakton, Rizon ve Krasia olmak üzere beş ülke var. Bu ülkelerin her biri maden,orman, tarım, deniz ürünleri gibi farklı bir alanda zengin. O yüzden birbirleriyle ticaret ilişkisi içerindeler. Yazarın Krasia halkını oluştururken Araplardan esinlendiğini söylemek yanlış olmaz. Bu halkın yaşam tarzı, birçok geleneği ve çölde yaşamaları Araplara benziyor. İlk kitabı “Dövmeli Adam” olan “İblis Döngüsü” serisi 5 kitaptan oluşuyor. Hepsi de tuğla gibi kalın kitaplar. Ancak ilk kitap oldukça akıcıydı. Son derece zevkle okudum. Kitapta çok sayıda karakter bulunuyor. Bu yüzden okurken bu karakterleri not almakta fayda var. İnternet ortamında serinin hayranları tarafından yapılan ve yazarın da beğendiği haritalar mevcut. Okurken bunlardan da faydalanmak ayrı bir tat katıyor okuma sürecine.
Edebiyat
Dövmeli AdamPeter V. Brett · Epsilon Yayınları · 2011375 okunma
9/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 22:15
Bir ülke düşünün. Dininizden dolayı ötekileştiriliyorsunuz. Sizden beklenen ya dininizi değiştirip Hristiyan olmanız ya da ülkeyi terk etmeniz. Aksi takdirde Engizisyon adı verilen oluşum tarafından sapık ilan ediliyor ve çeşitli işkencelere maruz bırakılıp halkın önünde yakılıyorsunuz. Bütün bunlar bir post-apokaliptik ya da fantastik romanda geçen olaylar değil. Gerçekten de zamanında yaşanmış şeyler. 15. yüzyılın sonlarında İspanya’dayız. Endülüs Devleti yıkıldığı için yukarıdaki olaylar yaşanmakta. Bunun yanında Ray BRADBURY’nin Fahrenheit 451 romanındaki gibi kitaplar toplatılıp yakılmakta. Tek fark yakma işleminin Arapça ve İbranice olan kitaplara yapılması. Zulüm gören Müslümanların ve Yahudilerin imdadına Osmanlı Devleti yetişiyor. Sultan Bayezid’in emriyle Türk denizcileri masum insanları kurtarmak için İspanya’ya yola çıkıyor. Roman boyunca genellikle Sultan Bayezid tarafından İspanya’ya gönderilen bir ajan olan Davud’un başından geçenleri okuyoruz. Bunun yanında ara ara Kemal Reis ve Burak Reis komutasındaki deniz savaşlarına, bazen de Sultan Bayezid’in gençliğine konuk oluyoruz. Osmanlı Devleti mazlumlara yardım ederken Kristof Kolomb önderliğinde yeni yerler keşfeden Avrupalıların yıllarca sürecek sömürge politikasının başlangıcını da okuyoruz. Bugün İsrail’in Filistin’e yaptığı soykırıma bakarak “Zamanında Osmanlı neden Yahudilere yardım etmiş ?” sorusu yanlış bir soru olur ve hatta bu anakronizm yani tarihi bağlamından kopararak değerlendirmek olur. Osmanlı, yardım ettiği mazlumların dinlerine ya da milletlerine bakmamıştır. Burada eleştirilmesi gereken Osmanlı Devleti değil İsrail’dir. Tarihte kendi başından böylesi vahşetler geçen bir devlet nasıl olur da bunları unutup günümüzde masum insanlara zulmeder akıl alır gibi değil. “Cennetin Kapıları”
Edebiyat
Cennetin Kapıları 1492Beyazıt Akman · Kopernik Kitap · 20192,236 okunma
9/10
·782 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 16:29
Serinin son kitabı olan “Ölümün Sonu”nu ilk iki kitaba göre daha başarılı buldum. Zaten bu üçleme kötü başlayıp iyiye doğru giden bir seri. İlk iki kitapta normal okuyucunun anlayamayacağı ya da anlamakta zorlanacağı kısımlar fazla bulunurken ikinci kitapta daha az, son kitapta ise daha da az bulunmakta. Bilim kurgu okuyacağız, dünyalılar ile Üç Cisimliler arasındaki savaşı göreceğiz derken kitap İstanbul’un fethi zamanındaki bir bölüm ile başlıyor. Bu bölümü neden koymuş yazar kitaba anlamadım. Bu bölümde bir büyücü ölüyor. Önceki kitapta uzaya büyü gönderen bir kişi vardı. Büyü diye bir şeyin olmadığını vurgulamak için mi bu bölümü kitaba koymuş yazar anlamadım. Roman boyunca bizim gezegenimizdeki insanlar ile Üç Cisimliler arasındaki mücadelenin gelişimini okuyoruz. Bu iki gezegen bazen savaşıyor bazense barışıyor ve birbirlerinin teknolojilerinin gelişimlerine yardım ediyor. Ama öyle bir an geliyor ki Üç Cisim gezegeni uzaydaki başka canlılar tarafından yok ediliyor. Bu noktadan sonra dünyalılar bu sefer de uzaydaki diğer canlılardan korunmanın yollarını arıyorlar. “Ölümün Sonu” 300 - 400 yıllık bir süreyi anlattığı için her geçen sayfada çok ileri düzey teknolojiler, acayip silahlar, insanların şehir ve ülke değiştirir gibi başka gezegenlere ya da yapay uzay şehirlerine taşındıklarına rastlıyoruz. Romanın bazı bölümlerinde kaosu, düzensizliği, çaresizliği, insanlığın yok olmanın eşiğindeyken bile birbirlerini alt etme çabasını, yine parası olanın işini gördürdüğünü okuyoruz. Romanda bunların dışında dört boyutlu evrenler, iki boyutlu evrenler, bu evrenlerde yer alan canlıların diğer evrenleri yok etmeye çalışmalarını ve en sonunda da Dünya ve Güneş Sistemi’ni yok ettiklerini görüyoruz. Kitabın en güzel kısımları Yun Tianming’in masallarının olduğu bölümlerdi.
Edebiyat
Ölümün SonuCixin Liu · İthaki Yayınları · 2020733 okunma