Ne garip, insan doğruların ne kadar farkında olursa olsun kendisini kandırabilme gücünü asla yitirmiyor. Beynine dayanan silahın önemi yok. Yaşıyorsan buradan da kurtulabilme şansın var demektir. Adam insafa gelecektir, biri ansızın kapıyı açıp seni kurtaracaktır, silah tutukluluk yapacaktır, bu bir rüyadır, adam şaka yapıyordur ya da herhangi başka bir şey. Gerçeği kabullenmek ise trajedidir tam anlamıyla.
Yaşamımda yeni olan her şeyden ürküyordum aslında. Yeni bir kelimeye, yeni bir sevgiliye, yeni bir eve, yeni bir parfüme, yeni bir saate, beğeniye, dosta, komşuya, çay fincanına bile tahammülüm yoktu. Çünkü hayat o kadar suratını asıyordu ki, karşımda yeni olan her şey bir öncesinden daha kötü olacak gibiydi.
Kimseye karşı en ufak bir kompleksim de yok. Sadece bu ülkenin gerçek sahiplerinden biri olarak yaşamak, soluduğum havanın ve aldığım nefesin hesabını da yalnızca Allah'a vermek istiyorum. İnsanlara kendileri olmak hakkını çok görenlerin yanıltıcı gururunu asla paylaşmıyorum.