Esra Efeoğlu

Esra Efeoğlu
@Kucukgemi
Yüreğine nasıl seslenebilirim? Hiçbir yalvarış senden iyiliğini ve merhametini dilenen yaratığına iyi bir gözle bakmanı sağlayamaz mı? İnan bana Frankenstein: iyi kalpliydim, ruhum sevgi ve insanlıkla parıldıyordu fakat yalnız, acınacak kadar yalnız değil miyim? Sen, benim yaratıcım benden tiksiniyorsun, bana hiçbir şey borçlu olmayan türdeşlerinden ne gibi bir umut bekleyebilirim ki? Bana hakaret ediyor ve benden nefret ediyorlar. Issız dağlarla korkunç buzullar benim sığınağım. Burada günlerce dolaştım, bir tek benim korkmadığım ve insanın bana çok görmediği tek şey olan buz mağaraları evim oldu. Bu çıplak gökleri selamlıyorum, çünkü onlar bana senin türdeşlerinden daha iyi davrandı. İnsanoğlu varlığımdan haberdar olsaydı onlar da senin yapığını yapar ve yok olmam için silahlanırlardı. Benden tiksinenlerden nefret etmeyeyim mi? Düşmanlarımla hiçbir şekilde anlaşmayacağım. Ben mutsuzum ve onlar da benim zavallılığımı paylaşacak. Ancak bana hak ettiğimi verip onları, o denli muazzam hale gelmesi sadece sana kalan bir kötülükten; salt kendini ve aileni değil, başka binlercesini de azgın öfkenin fırtınalarında yutulmaktan kurtarmak senin ellerinde. Bırak da merhamet duygun harekete geçsin ve beni hor görme. Hikâyemi dinle; sonra hak ettiğimi düşündüğün yargıya göre beni terk et ya da bana acı. Ama kulak ver bana. İnsanların yasaları ne denli kanlı olursa olsun mahkûm edilmeden önce suçluların savunma konuşmalarını yapmasına izin veriyor. Dinle Frankenstein, beni cinayetle suçluyor ama yine de rahat bir vicdanla senin olan yaratığı yok etmek istiyorsun. Ah, insanoğlunun ilahi adaletini takdir et! Fakat senden beni esirgemeni değil, beni dinlemeni istiyorum: ondan sonra eğer yapabilirsen ve yapacaksan, kendi ellerinin eserini yok et."
Sayfa 143 - Notos Kitap, Yeşim Seber (çevirmen)·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Sakin ol! Nefretini zavallı başımdan çıkarmadan önce benu dinlemen için sana yalvarıyorum. Yeterince acı çekmedim mi ki, bir de sen mutsuzluğumu artırmaya çalışıyorsun? Yaşam, salt büyük acıların birikmesi olsa da benim için değerli ve onu savunacağım. Beni kendinden daha güçlü kıldığını anımsa; boyum seninkinden daha uzun, eklemlerim daha esnek. Fakat kendimi seninle karşı karşıya koymaya yeltenmeyeceğimBen senin yaratığınım ve eğer bana borçlu olduğun rolü yerine getirirsen asıl efendime ve kralıma karşı yumuşak, hatta uysal olacağım. Ah Frankenstein, başka herkese acıma duygusuyla yaklaşıp sadece adaletini ve hatta merhametinle şefkatini en çok hak eden beni çiğneyip geçme. Anımsa, ben senin yaratığınım; senin Adem'in olmalıydım, fakat ben aslında hiçbir kabahati olmadığı halde mutluluktan men ettiğin düşmüş meleğim. Mutluluk gördüğüm her yerden bir tek ben değişmez şekilde dışlanmışım. İyi kalpli ve usluydum, mutsuzluk beni bir şeytan yaptı. Beni mutlu kıl ki yeniden erdemli olayım.”
Sayfa 142 - Notos Kitap, Yeşim Seber (çevirmen)
Alıntı
"N'örek, heç işte... Ben de sana ondan geldim ya," dedim, "işsizim, aman bana bir iş bul. "İş goley..." "Kolay mı, aman..." "Diploman var mı, okul diploman?" dedi. "Yok, dedim, okula gidemedim." "Hımmm, demek diploman yok... Öyleyse iş vereceğiz..." dedi. sana yüksek bir Aman, nasıl olur, sözümü yanlış anladı sanıp, "Hiçbir okuldan diploma almadım..." dedim. "İyi ya," dedi, "diploman yoksa küçük işlere giremezsin..." "Himmm... Hımmm..." diye diye, bilmem hangi şirketin yönetim kurulu üyeliğini, bilmem ne bankasının bilmem ne üyeliğini, bilmem hangi kurumun bilmem ne işini sayıp hangisini istediğimi sordu. "Satılmış, başından savmak için alay mı ediyorsun benimle, ben sana okula gitmedim diyorum..." dedim. "Ben de sana buyüzden büyük işler düşünüyorum ya," dedi,"hatta vali bile olmak için, hatta elçi bile olmak için diploma gerekmez de, mahalle bekçisi olmaya kalksan diploma ister." "Ben senden karnımı doyuracak bir iş, bir küçük iş istiyorum..." dedim."O zaman zor," dedi, "hem diploma ister, hem de yarışma sınavına gireceksin. Geçen gün adliyede bir kâtiplik için dörtyüz lise mezunu sınava girdi de, üniversiteyi yarıda bırakmış bir tanıdığın oğlunu, sınavı zorla kazandırıp işe aldık. Senin diploman olmadığına göre, biz sana yüksek bir iş bulacağız."
Sayfa 134 - Nesin Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı