"N'örek, heç işte... Ben de sana ondan geldim ya," dedim, "işsizim, aman bana bir iş bul.
"İş goley..."
"Kolay mı, aman..."
"Diploman var mı, okul diploman?" dedi.
"Yok, dedim, okula gidemedim."
"Hımmm, demek diploman yok... Öyleyse iş vereceğiz..." dedi. sana yüksek bir
Aman, nasıl olur, sözümü yanlış anladı sanıp,
"Hiçbir okuldan diploma almadım..." dedim.
"İyi ya," dedi, "diploman yoksa küçük işlere giremezsin..."
"Himmm... Hımmm..." diye diye, bilmem hangi şirketin yönetim kurulu üyeliğini, bilmem ne bankasının bilmem ne üyeliğini, bilmem hangi kurumun bilmem ne işini sayıp hangisini istediğimi sordu.
"Satılmış, başından savmak için alay mı ediyorsun benimle, ben sana okula gitmedim diyorum..." dedim.
"Ben de sana buyüzden büyük işler düşünüyorum ya," dedi,"hatta vali bile olmak için, hatta elçi bile olmak için diploma gerekmez de, mahalle bekçisi olmaya kalksan diploma ister." "Ben senden karnımı doyuracak bir iş, bir küçük iş istiyorum..." dedim."O zaman zor," dedi, "hem diploma ister, hem de yarışma sınavına gireceksin. Geçen gün adliyede bir kâtiplik için dörtyüz lise mezunu sınava girdi de, üniversiteyi yarıda bırakmış bir tanıdığın oğlunu, sınavı zorla kazandırıp işe aldık. Senin diploman olmadığına göre, biz sana yüksek bir iş bulacağız."