Karınca da olsa düşünce bir gün bir yolunu bulur...
Bir filin ağırlığı kaç tondur, ömrü ne kadardır, ne yer ne içer de bu cüsseyi besler? Peki bir karınca onun ağırlığı kaç mg'dır,ortalama ömrü nedir? Karıncalar mı daha ağırdır, filler mi? Oldukça ironik bir karşılaştırma değil mi:)
"Çalışkan bir karınca çalışkanlığıyla bir fil gücündedir. Hatta filden daha üstündür" diyor Yaşar Kemal. Şiirsel anlatımıyla bizi büyüleyen usta yazar mecazlarla, simgelerle, tezatlarla dolu bu masalda bizlere bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Farkındalık oluşturuyor. Şu yeryüzünde soyu en kalabalık yaratık olan karıncaların filler sultanı ile girdiği savaşı kaybetmesiyle başlıyor masal. Savaşı kazanan mağrur filler sultanı, Hüdhüd kuşu(Hz. Süleyman'ın haberci kuşu olarak da bilinir) "ulukepez"in de yardımıyla kendi yaşamı, zevki, rahatı hatta ölümsüzlük arzusu için gururlu karıncaları köleleştirmeye çalılıyor. Elbet duruma boyun eyen ve eymeyen karınca soyları var. Boyun eymeyen , köleleşmeyi, sömürülmeyi kabul etmeyen karıncaların başını Kırmızı sakallı topal karınca çekiyor -ki topal olmasının sebebi yaşanan savaşta ayağının birini kaybetmesidir - savaştan sonra kaçarak kimsenin kendisini ve soyunu bulamayacağı dağlara sığınıyor. Filler sultanından aman dileyen karıncalar ise aşama aşama köleleştiriyor. Şöyle ki :
*"Her karınca bir fildir" söylemiyle karıncaların şuuraltına girmek, özlerini kaybetmelerini sağlamak. "Karınca kadar fil" olmanın hazzıyla mest olan karıncaların kimliklerini anımsayamayacak kadar unutmaları.
*"karıncaları fil etme" okulları açarak onlara dillerini unutturmak ( ki bunu okuduğumda SSCB'nin, Türklere uyguladığı dil baskısı, açılan Rusça okulları geldi aklıma)
*Düşünmelerini engellemek, karıncaların borazanlar, radyolar, gazeteler, televizyonlar ile beyinlerini