Eda Yüce

Eda Yüce
Fikri hür vicdanı hür.. Kitaptan ve hayattan doğan ihtilaller vardır. Birincisinin hareket noktası ideal,ikincisinin hareket noktası realitedir.
Meb~ Eğitimci ve Tarih bilimi yüksek lisans öğrencisi
Balıkesir üniversitesi
Ordu
325 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·490 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
"Kafamda bir tuhaflık vardı..." Usta bir romancının elinden çıktığı o kadar belli ki.. 1969 - 2012 yılları arasını ;çok içten, çok samimi bir roman kahramanı (iyi niyetli, iyimser) Mevlüt un hayatı, hayalleri, yaşanmışlıkları üzerinden aktarıyor bizlere sayın Pamuk.."Kafamda bir tuhaflık var" diyerek kırk yıl hiç vazgeçmeden büyülü İstanbul sokaklarında boza satıcılığı yapan kahramanımızla hem korkutucu hem çok güzel, çok efsunlu İstanbul' u; mahallelerini, iklimini, içinde barındırdığı unsurları ve değişimini gözlemledim . Aslında gezindiğim İstanbul sokaklarıyla birlikte Mevlüt un kafasının tam içiydi.. Mevlüt te şehrin geceleri kendisine söylediklerini dinlemek ve sokakların dilini okumakla gurur duyuyordu :)) "İnsanlar mutlu, dürüst, açık olmak için yaratılmışlardı" Peki Aşk 'ta!!! insanın niyeti mi daha önemliydi, kısmeti mi(Kalbin niyeti - dilin niyeti arasındaki bağ neydi) Resmi görüş mü daha değerliydi Şahsi görüş mü? Kahramanımız Mevlüt un hayatının temel tuhaflığı bu kavramlardaki farklılıklarda farklılıklar arasındaki inceliklerde saklıydı aslında.. Bu düşsel hikayenin sonlarına geldiğimde ise Kırk yıldır İstanbul gecelerinde boza satarken kendisiyle konuşan şehre cevap verme sırası Mevlüt 'e gelmişti ve Mevlüt bu alemler arasında seçim yapmayı reddedip (Hem şahsi hem resmi görüşünü ;hem kalbinin hem de dilinin niyetiyle) "Boo-zaa" diye bağıran yanık sesiyle şehrin duvarlarına yazmak istediği şeyi Dünyanın başkentine fısıldadı ve ve bendeniz bütünüyle gerçek olaylara dayanan bu hikayeyi çok sevdim saygılarımla..
Kafamda Bir TuhaflıkOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202416,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·184 syf.··
2020 16. kitabı
Ben içimde bir tuhafım Dışımda hep insanım.. " Doğasında yapıcı ve yıkıcı öğeler barındıran insanın gerçek, tarafsız bir tanımı var mıdır üstelik insanı tanımlayan da başka bir insansa.. Engin GENÇTAN bir psikiyatr olarak bilimsel bir yaklaşımla fakat psikolojik terimleri abartmadan içli dışlı olduğu insana dair tespitlerde bulunuyor. Bizlere, bizi detaylıca anlatıyor. İnsan olmaya dair kazanımlar, farkındalıklar oluşturuyor ve yaşantılarımızın öznel değil etkilişimsel olduğunu söylüyor. Özellikle yaşam boyu kalıcı izler bırakan çocukluk yaşantılarımız (Ana - Baba ve Çocuk) GENÇTAN, Kendi varoluşunun sorumluluğunu üstlenmek zorunda olan insanın davranışlarının gerisindeki nedenleri açıklarken yer yer kendimi, çevremdekileri ve yaşadığım toplumu gördüm. Bu eseri KENDİNİ YAŞAMAK isteyen her bireyin temiz bir zihinle okunması gerektiği inancındayım. Bir kez bile olsa kendine, yaşama, sevmeye, mutluluğa, yalnızlığa, ölüme ve içinde bulunduğu topluma soru sormuş, anlamaya çalışmış herkesin Engin Hoca 'yı okuması dileğimle.. Eda Yüce
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,4bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2019 45. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2019 05:31
Karınca da olsa düşünce bir gün bir yolunu bulur... Bir filin ağırlığı kaç tondur, ömrü ne kadardır, ne yer ne içer de bu cüsseyi besler? Peki bir karınca onun ağırlığı kaç mg'dır,ortalama ömrü nedir? Karıncalar mı daha ağırdır, filler mi? Oldukça ironik bir karşılaştırma değil mi:) "Çalışkan bir karınca çalışkanlığıyla bir fil gücündedir. Hatta filden daha üstündür" diyor Yaşar Kemal. Şiirsel anlatımıyla bizi büyüleyen usta yazar mecazlarla, simgelerle, tezatlarla dolu bu masalda bizlere bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Farkındalık oluşturuyor. Şu yeryüzünde soyu en kalabalık yaratık olan karıncaların filler sultanı ile girdiği savaşı kaybetmesiyle başlıyor masal. Savaşı kazanan mağrur filler sultanı, Hüdhüd kuşu(Hz. Süleyman'ın haberci kuşu olarak da bilinir) "ulukepez"in de yardımıyla kendi yaşamı, zevki, rahatı hatta ölümsüzlük arzusu için gururlu karıncaları köleleştirmeye çalılıyor. Elbet duruma boyun eyen ve eymeyen karınca soyları var. Boyun eymeyen , köleleşmeyi, sömürülmeyi kabul etmeyen karıncaların başını Kırmızı sakallı topal karınca çekiyor -ki topal olmasının sebebi yaşanan savaşta ayağının birini kaybetmesidir - savaştan sonra kaçarak kimsenin kendisini ve soyunu bulamayacağı dağlara sığınıyor. Filler sultanından aman dileyen karıncalar ise aşama aşama köleleştiriyor. Şöyle ki : *"Her karınca bir fildir" söylemiyle karıncaların şuuraltına girmek, özlerini kaybetmelerini sağlamak. "Karınca kadar fil" olmanın hazzıyla mest olan karıncaların kimliklerini anımsayamayacak kadar unutmaları. *"karıncaları fil etme" okulları açarak onlara dillerini unutturmak ( ki bunu okuduğumda SSCB'nin, Türklere uyguladığı dil baskısı, açılan Rusça okulları geldi aklıma) *Düşünmelerini engellemek, karıncaların borazanlar, radyolar, gazeteler, televizyonlar ile beyinlerini
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,6bin okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2019 42. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2019 17:44
Ben, çok uzun zamandır kalbimin atışlarını dinlememiştim. Kalbim atarken de kendimi.. Bu konuda farkındalık kazandırmak için yazılmış bu eserle Kalbimin değerini, kıymetini bir kez daha idrak ettim, Kalp denen kudreti hatmettim ve aklımı kalbime uydurmaya niyet ettim :) Her kalp içinde bir hakikati barındırır ve içindeki hakikati aramak yani "mumdan gemilerle ateş denizlerine açılmak.." Sesindeki" Bud- dub... Bud-dub... Bud-dub" diye yankılanması belki de bir gün kendinde saklı olanı "Bul-dum.. Bul-dum" diyebilmek içindir.. Benim için tabiriyle uyanma mevsimini ifade eden bu kitap sayesinde şimdi sesleniyorum! Gurur, öfke, önyargı, kin, nefret ve kibirden uzak tut kalbini. Onu, sevgi ve erdemle besle. Umutla koru ve unutma bu kalbin tek sahibi sen değilsin. İçindeki Yaradanı hatırla.. Sadece bir sembol, bir kelime, bir şiir, şarkı yada film adı değil bu HAKİKİ SEN!
Kalpİskender Pala · Turkuvaz Kitap · 20195,5bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2020 6. kitabı
·
378 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2020 00:32
... Ama Sen Kimsin ve Neden Beni Rüyalarıma Dek İzliyorsun - KARA ADAM! İnsan zihni anılarla doludur. Anılar, insanı benzersiz yaparken bazen parçalayabiliyor da ( pusuya yatmış kötü anılar. ) Wulf DORN, bizi çılgın, sürükleyici, iyi bir hikayeye çekiyor. Zihnin içindeki it dalaşını, geçmişin aslında hiç geçmeyeceğini, isterseniz zihninizi, isterseniz kimliğinizi silsenizde bir yerde bastırılmış o kötü anıların sizi tekrar ele geçireceğini... yardima ihtiyacı olanlara yardım ederken yoksa gerçekte tedaviye ihtiyaç duyan ben miyim'i.. Yani Gerçekdışı olan ile Gerçek arasındaki zıtlıkların harmonisinin, küçük detaylarla olan dansını izlemeye başlayan insan, farkında olmadan bir parçası oluyor hikayenin."Evde hiç kimse yok" diyerek uzak bir dünyaya kaçmış zihnin yaşananları yok sayışı ve kötü bir rastlantı...Great!!! Ayrıca Wulf DORN 'un bir psikiyatri kliniğinde çalışması bu hikayeyi boşluklar olmadan kurgulamasına, köşe taşlarını yerli yerine oturtmasına katkı sağlamış. Sayesinde bir çok psikolojik terim öğrendim. Notlar aldım ve Psikanalizin babası Freud' a inanarak bir alıntı yapmak isterim "Her insan gördüğü rüyanın tabiridir."
PsikiyatristWulf Dorn · Pegasus Yayınları · 201611,4bin okunma
Reklam