Adım soyadım

Adım soyadım
@Kullanilanad
Beklentin ancak ihtiyacın kadar karşılanabilir. Dolayısıyla ihtiyacının ne olduğunu doğru görebilmen çok önemlidir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Caelius Roma'da büyüklere dalkavukluk etmekten, sabah akşam yanlarında bulunup arkalarından koşmaktan kurtulmak için nekris hastalığına tutulmuş gibi göstermiş kendini; herkesi inandırmak için bacaklarını ovduruyor, sardırıyor ve nekrisli bir hastanın bütün hallerini takınıyormuş. Sonunda talih gerçek bir nekris ilham etmiş ona: Öyle başardı hasta görünme sanatını ki Gerçekten nekrise tutuldu caelius (martialis)
Kimse cimri olduğunu, kıskanç olduğunu kabul etmez. ... benim yükseklerde gözüm yoktur, ama Roma'da başka türlü yaşanmaz, deriz; öfkeliysem, güvenli bir hayat kuramadıysam suç bende değil, gençlikte deriz. Dışımızda aramayalım kötülüğü, içimizdedir o; ciğerimize işlemiştir. Hasta olduğumuzu bilmemek de iyileşmemizi daha da zorlaştırır.
Ruh nerede bunalırsa bunalsın, hep aynı ruhtur; ev işlerinin az önemli olmaları, daha az yorucu olmalarını gerektirmez. Saraydan ve pazardan el çekmekle hayatımızın baş kaygılarından kurtulmuş olmuyoruz.
Ne azizler ki kendilerinden pekala söz ederler, ne filozoflar, ne bilginler bu kuralı dinler; onlara hiç benzememekle birlikte ben de bu kuralları dinlemiyorum. Onların ereği kendilerini anlatmak değildir, ama sırası gelince de kendilerini ulu orta göstermekten çekinmezler. Sokrates kendinden söz ettiği kadar neden söz eder? Tanrıya ve rahibe kendimizden söz etmiyor muyuz?