Simon, yaprakların gizlediği küçük esmer bir heykelcilik gibi olduğu yerde kaldı. Gözlerini kapatsa da, hayvanın başını gene görüyordu. Dişi domuzun yarı kapalı gözleri, yetişkinlerin o sonsuz ve duygusuz vurdumduymazlığıyla donmuş gibiydi. Bu gözler, her şeyin kötü olduğunu söylüyordu Simon’a.
“Bunu biliyorum.”