Küçüktüm. Annem hastaydı. Çocukluğuma dair hatırladığım tek şey hastane kokusu. Bir de annemin kalp atışlarını gösteren ekran. O ekranı izleyerek geçti çocukluğum. Çizgi film izler gibi izlerdim her gün. Çizgiler inip çıkarken arkadan kesik kesik bir ses eşlik ederdi onlara. Dıt... Dıt... Dıt... Dıt... Arada bir annem gözlerini açar, bazen başımı okşardı. Sonra uyumaya başladı annem ve bir daha da hiç uyanmadı. Onun uyanmasını beklerken sürekli o çizgileri izledim. Uyansın diye çok dua ettim. Ama uyanmadı. Sonra çizgiler inip çıkmayı bıraktı. Düz bir çizgi aktı ekranda. Sonu gelmeyecekmiş gibi çıkan bir ses:Dııııııııııııııııııııt.Kaçtım.Ömür boyu kaçtım. Bir daha o sesi duymamak için kaçtım. Akıp giden bir çizgiye bakmamak için kaçtım. Evet çaldım. Tüm televizyonları ben çaldım.