…ne çok içinden konuşuyor insan. Nasıl da boğum boğum insanın içi de, dinleyeni yok. Alıp karşısına konuşanı yok. Sarılanı, ağlayanı, güleni yok. İnsanın sözünü tamamlayanı yok. Haline yananı yok. Şu karşıki dağda lambalar yanar sönermiş, içimdeki közü söndüren yok! Dilimin üzerinde bir kelime geziyor, alıp silen yok!
Memleketin ücra köşelerinde yüzler gördüm. Yüzler: İçinde biriktirdikleri dışarıya fısıldadıklarından fazla olan, çok konuşan insanların yanında cümlelerini hep kendi içlerinde tekrarlayan, gözleri birini bekler gibi hep hasretlikle bakan yüzler.
Hayatın yolu uzundur. Hansel
ve Gretel’i bazen aydınlık, bazen karanlık yerlere götürdü. Ama nereye götürürse götürsün onlar yürümeye devam ettiler. Ne de olsa artık biliyorlardı ki esasen hayat yolunda kimse gerçekten kaybolamaz.