Kübra Aybar

…ne çok içinden konuşuyor insan. Nasıl da boğum boğum insanın içi de, dinleyeni yok. Alıp karşısına konuşanı yok. Sarılanı, ağlayanı, güleni yok. İnsanın sözünü tamamlayanı yok. Haline yananı yok. Şu karşıki dağda lambalar yanar sönermiş, içimdeki közü söndüren yok! Dilimin üzerinde bir kelime geziyor, alıp silen yok!
Sayfa 129
Edebiyat
Reklam
Memleketin ücra köşelerinde yüzler gördüm. Yüzler: İçinde biriktirdikleri dışarıya fısıldadıklarından fazla olan, çok konuşan insanların yanında cümlelerini hep kendi içlerinde tekrarlayan, gözleri birini bekler gibi hep hasretlikle bakan yüzler.
Sayfa 30
Edebiyat
bir vazgeçiş, bir kapanış, bir hafifleme…
Peki yolcu! Senin için neyden vazgeçme zamanı geldi? İzin ver o kapı kapansın. Ancak o zaman görürsün sana açılan yeni ufukları.
Sayfa 119
1000k
Konfor alanından çıkmalı!
Hayatın, ayaklarını ıslatmaktan korkmayanlar için planladığı muhteşem maceraları var. Sen tam da bunları keşfedecek kişisin…
Sayfa 85
Hayat
Bir umut hep var mıdır?
Hayatın yolu uzundur. Hansel ve Gretel’i bazen aydınlık, bazen karanlık yerlere götürdü. Ama nereye götürürse götürsün onlar yürümeye devam ettiler. Ne de olsa artık biliyorlardı ki esasen hayat yolunda kimse gerçekten kaybolamaz.
Sayfa 78
1000k
Reklam