Kitaplarda anlatıldığı gibi , geçmişin acıları mucizevi bir şekilde son sayfalarda bir mendil darbesiyle duzeltilirken, gönül yaraları iğne iplikle iyileştirilirilirdi.
Başkalarının kusurlarını görür, eleştirir, yereriz. Çünkü kendi içimizdeki eksikliklerle ce yetersizliklerle yüzleşmekten kaçarız. Bu yüzden öfke doluyuzdur kusurlara karşı. Yerden yere vurur ,aşağılarcasına eleştirir,küçümseriz başkalarındaki kusurları.
Kusursuzluk, insan eliyle icat edilmiş bir algı yanılmasıdır. Bir manipülasyondur. Yani yalandır, aldatmacadır,kandırmacadır. Üstelik çok başarılı, çok güçlü ve çok tesirli bir aldatmacadır. Dolayısıyla kurbanı da olmamak gerekir .