Küçük bir kız çocuğunun ağzından ailesi, çocukluk travmaları anlatılmış.Anne ve babasının arasında belki bir zamanlar varsa artık hiç bir şey kalmamış, ruhsal olarak son derece kırılgan anne, duygusal olarak kör bir babanın yanında ailesinin durumunu anlamaya, büyümeye çalışan bir çocuğun gözünden görüyoruz aile yaşamlarını.
Anne varsa yoksa magazin dergilerini okuyor, bir sürü bitkisi var. Onlara bakıyor..Mutsuz.Baba suskun, konuşmamayı tercih ediyor bence. Eşi derin bir depresyonda. Kadın rinit oldum diyor. Hadi kadın hasta. Ama kocası ne yaşıyor anlamadım. Yardım almazsa kitapta geçen diğerleri gibi gidivericek zannettim.
Çocukların anlamadıklarını zannediyoruz ama her şeyi anlıyorlar. Babasının dağ evine gelen tehlikeli yollarda kaza yapmasından, annesinin de intihar etmesinden korkuyor. Sonunda endişe ve korkularını ailesine anlatmak için oyuncak bebeğini uçurumdan atıyor.Ve intihar etti diyor. Zaten Annenin anneside sorunlu bir ebeveynmiş. Yetiştirdiği kızına da bu sorunları sirayet etmiş. Aslında annesi gibi olmak istemiyor. Ama küçük kızı varmış yokmuş çokta umrunda değil. Küçük Claudia da bu çemberin dışına çıkamayacak gibi.
Kitabın dili sade. Akıcı. Bir solukta okudum. Diğer kitabı Köpeğide okuyacağım yeni yılda.