Kevser Kaya

Kevser Kaya
@Kvsrkaya
𓆩 𝓑𝓲𝓫𝓵𝓲𝓸𝓯𝓲𝓵 𓆪 Her sayfa bir çiçek, her kelime kalbimde bir ışık. Her okuduğum kitap bir yolculuk.
Sağlık/Güzellik uzmanı
İstanbul Arel üniversitesi
1 Mayıs 1998
349 okur puanı
Şubat 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Sessizliğin Hikayesi
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 23:40
Sen Kuş Olur Gidersin kaybetmenin, susmanın ve içte büyüyen yalnızlığın hikayesi karakterler konuşuyor gibi görünse de aslında en çok söyleyemedikleriyle var oluyor. Tufan, bu kitapta klasik bir olay örgüsünden çok, insan ruhunun kırılgan taraflarını anlatmayı tercih ediyor. Kitap boyunca hissedilen en güçlü duygu eksiklik. bir şey hep yarım kalmış, bir cümle tamamlanmamış, bir duygu bastırılmış gibi bu da okuyana şu hissi veriyor Ben de böyle hissettim. Yazarın dili oldukça sade ama bir o kadar da vurucu. Abartı yok, zorlayıcı betimlemeler yok ama her cümlede bir ağırlık var Özellikle suskunluk, bu kitabın en güçlü anlatım biçimi. çünkü Tufan, bazen tek bir cümleyle sayfalarca anlatılacak duyguyu hissettirebiliyor. Bu kitap, herkese hitap eden bir hikayeden çok, hisseden insanlara hitap ediyor. eğer içinde biraz kırgınlık, biraz özlem ve biraz da suskunluk varsa bu kitap sana kendini anlatır. Bazı kitaplar okunmaz hissedilir. Sen Kuş Olur Gidersin tam olarak böyle bir kitap. Okurken kendinizden parçalar bulacağınız, derin ve dokunaklı bir kitap. Okumayı herkese tavsiye ederim. Tarık Tufan Ve Sen Kuş Olur Gidersin
Ve Sen Kuş Olur GidersinTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 202011,6bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Söylenmeyenlerin Romanı
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 11:50
Söyleme Bilmesinler, Şermin Yaşar’ın insan ruhunun en sessiz yerlerine dokunduğu, sade ama etkisi derin bir roman. Kitap, bir ailenin iç dünyasını anlatırken aslında hepimizin büyürken tanık olduğu o görünmez suskunlukları gözler önüne seriyor. Söyleme diye bastırılan, bilmesinler diye saklanan ne varsa, satır aralarında yavaş yavaş su yüzüne çıkıyor. Yazarın dili oldukça akıcı ve doğal. abartılı bir dram kurmadan, hayatın içinden anlarla ilerliyor. Cümleler yalın ama alt metni güçlü okurken sizi yormuyor fakat düşündürüyor Özellikle aile içindeki ilişkilerin işlenişi çok gerçekçi. Karakterler ne tamamen iyi ne tamamen kötü. Her biri kendi korkularının, suskunluklarının ve çaresizliklerinin içinde anlaşılmayı bekliyor. Bu da romanı daha sahici kılıyor. Kitapta en çarpıcı olan şey, söylenmeyenlerin ağırlığı. Büyük olaylardan çok küçük anların, yarım kalmış cümlelerin ve görmezden gelinen duyguların etkisi hissediliyor. Aile kavramı burada güvenli bir liman olmaktan çok, sırların biriktiği bir alan gibi duruyor. Toplumsal baskı, el alem ne der düşüncesi ve ayakta kalma çabası, karakterlerin hayatını sessizce şekillendiriyor. Roman yüksek sesli bir trajedi değil daha çok içinizi usul usul sızlatan bir hikaye okurken kendi geçmişinizle, kendi suskunluklarınızla karşılaşmanız mümkün. Belki de en güçlü tarafı bu okura sadece bir hikaye anlatmıyor, aynı zamanda kendi hikayesini hatırlatıyor. Kitap bittiğinde geriye şu duygu kalıyor bazı gerçekler söylenmediğinde kaybolmuyor, aksine insanın içinde daha da büyüyor. Okuyup bitirdiğinizde fark ediyorsunuz. aslında en çok sakladıklarımız şekillendiriyor hayatımızı. Her okurun kendinden bir parça bulup mutlaka bir ders çıkaracağı bir kitap gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Söyleme Bilmesinler Şermin Yaşar
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,3bin okunma
Bir Dilim Hatıra, Bir Tutam Hüzün, Elmalı Turta
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 12:52
Yazarın kaleminden çıkan serüven, Ay Çöreği ile başlayıp Elmalı Turta ile devam eden duygusal ve etkileyici bir yolculuğa dönüşüyor. Bu iki eser, birbirinden bağımsız gibi görünse de aslında aynı ruhun, aynı anlatım gücünün ve aynı içtenliğin izlerini taşıyor. Ay Çöreği, okuyucuyu geçmişin izleri, kırgınlıklar, özlemler ve içsel hesaplaşmalarla tanıştırırken; Elmalı Turta bu duyguların olgunlaşmış, kabullenilmiş ve biraz da iyileşmiş halini sunuyor. Ay Çöreği’nde yazar, karakterlerin iç dünyasını oldukça derin ve gerçekçi bir şekilde işleyerek okuyucuyu yoğun bir duygu atmosferinin içine çekiyor. Satırlar ilerledikçe insan, karakterlerin yaşadıklarıyla empati kurmadan edemiyor. Anılar, aile bağları, kayıplar ve hayata tutunma çabası oldukça samimi bir dille anlatılmış. Bu kitap, okuyucuya duygusal bir yüzleşme yaşatırken aynı zamanda güçlü bir bağ kurmayı başarıyor. Elmalı Turta ise bu yolculuğun daha dingin, daha sıcak ve umut dolu tarafını temsil ediyor. Yazar, ilk kitaptaki duygusal yoğunluğu korurken, bu kez kabullenişin ve yeniden toparlanmanın izlerini ustalıkla yansıtıyor. Elmalı turta metaforu, geçmişin acı ve tatlı hatıralarını, aile sıcaklığını ve insanın hayatında küçük görünen ama derin anlamlar taşıyan anları simgeliyor. Okuyucu, bu kitapta yalnızca bir hikâye okumuyor; aynı zamanda iyileşmenin, büyümenin ve hayata yeniden sarılmanın duygusunu hissediyor. Her iki kitapta da yazarın dili sade, akıcı ve oldukça etkileyici. Betimlemeler okuyucunun hayal gücünü canlı tutarken, karakterlerin duygusal gelişimi oldukça doğal ve gerçekçi ilerliyor. Ay Çöreği daha çok içsel fırtınaları ve geçmişin yüklerini anlatırken, Elmalı Turta bu fırtınaların ardından gelen sakinliği ve iç huzuru temsil ediyor. Bu yönüyle iki eser, bir bütünün iki parçası gibi birbirini
Elmalı TurtaZeynep Sahra · Ren Kitap · 20179,7bin okunma
Kalbime iyi gelen cümleler
Puan vermedi·416 syf.··
2026 1. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 21:32
Bazı kitaplar vardır; olay örgüsünden çok hissettirdikleriyle kalır akılda. Ay Çöreği tam olarak öyle bir kitap okurken sanki bir hikayeyi değil de birinin kalbinden dökülenleri okuyormuş gibi hissettiriyor Cümleler abartıya kaçmadan, sade ama etkili bir şekilde ilerliyor ve insanı yormadan içine çekiyor Kitabın en güzel yanı duyguları büyük büyük anlatmaya çalışmak yerine küçük detaylarla yaşatması. bir bakış, bir susuş, bir tam da burada kırıldım hissi her şey çok tanıdık. çünkü anlatılanlar aslında hepimizin hayatında bir yerlerde dokunmuş şeyler beklemek, vazgeçememek, kendini toparlamaya çalışmak ve en çok da iyi gibi görünmek. Yazarın dili oldukça akıcı sayfalar ilerlerken bir bölüm daha diyerek kendini kaptırıyorsun bu kitap bir aşk hikayesi gibi görünse de aslında daha çok kendini bulma, yaralarını sarma ve ben ne hissediyorum? sorusunun cevabını arama kitabı. Ay Çöreği bittiğinde insanda şu his kalıyor Bazı şeyler geçmiyor. sadece yer değiştiriyor. Kalbinin bir köşesinde duruyor ama artık canını yakmadan. Bu kitabı okurken hem içini dökmüş gibi rahatlıyorsun, hem de bazı cümlelerin altını çizip ben bunu yaşamıştım diyorsun. Yani sadece okunup biten bir kitap değil; dönüp dönüp tekrar açılacak türden. Kısacası; Ay Çöreği, duygusu ağır ama anlatımı hafif, kalbe dokunan, insanı kendine getiren bir kitap. Okuyan herkese keyifli okumalar
AyçöreğiZeynep Sahra · Ren Kitap · 202011,4bin okunma
Puan vermedi·628 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
70 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2025 12:20
Sinan Akyüz'ün kaleminden bir yaraya dönüşen gerçekler… Sinan Akyüz'ün Meyra kitabı, ilk sayfasından son cümlesine kadar insanın iliklerine işleyen, yüreğini hem sızlatan hem de derinden sarsan bir hikaye sunuyor. Yazarın kendine özgü sade ama tokat gibi çarpan anlatımı, okuru yalnızca bir olay örgüsüne değil, iç acıtan bir hayatın içine davet ediyor. Meyra bir kız çocuğunun hayata tutunma mücadelesi gibi görünse de aslında çok daha fazlası. Bir kadının suskunluğundan yükselen çığlık, kaderiyle savaşan bir ruhun sessiz isyanı, insanın vicdanına dokunan bir gerçeklik. Sayfalar ilerledikçe sadece Meyra’yı okumuyorsun; onunla büyüyor, onunla yaralanıyor ve onunla birlikte yeniden ayağa kalkıyorsun. Sinan Akyüz, karakterleri öylesine canlı ve güçlü çiziyor ki, kimi zaman kızıyor, kimi zaman sarılmak istiyor, kimi zaman da gözlerini kapatıp keşke böyle olmasaydı diyorsun. Kitap boyunca verilen her duygu, her acı ve her umut kırıntısı insanın içine işliyor. En çok da "bir insanın kaderi gerçekten değişir mi?" sorusunu düşündürüyor. Hikayenin akıcılığı, yazarın ustalığıyla birleşince Meyra sadece okunup bitirilen bir kitap olmuyor; insanın içine yerleşen ve uzun süre etkisini bırakan bir iz hâline geliyor. Finali ise okurun kalbinde ağır bir sessizlik bırakıyor öyle bir sessizlik ki, kitabı kapattıktan sonra bile düşünceler zihninde dolaşmaya devam ediyor. Meyra, insanın acıya rağmen nasıl direnebildiğini, karanlığın içinden nasıl ışık aradığını gösteren güçlü bir roman. Gerçek duyguların, yaşanmışlıkların ve insanın kırılganlığının en çıplak haliyle aktarıldığı bir eser. Kısacası, Sinan Akyüz'ün Meyra kitabı; okunup unutulacak bir hikaye değil, kalpte iz bırakan bir yaşam çığlığıdır. Ve ben, herkesin mutlaka okumasını tavsiye ettiğim bir kitap olduğunu gönülden
MeyraSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 20197,4bin okunma