Kuzey Kaya

Kuzey Kaya
Kitaplar Tiyatro Edebiyat️ Bisiklet turları, doğa yürüyüşleri, dağ tırmanışı, kamp ve otostopçuluk. Fotoğraf çekmeyi ve gezmeyi epey severim. İnstagram: __kuzeykaya instagram.com/__kuzeykaya
Uyku nasıl bir şeydi? Hepsinden önemlisi rüya diye bir şey gerçekten var mıydı ve insanlar onu sahiden görebiliyorlar mıydı? Çok eğlenceli olduğu kesindi. Fakat o, rüya görebilmek için uyumak zorunda olduğunu da biliyor ve her gece yatsı ezanından hemen sonra er ya geç günün birinde uyuyacağı umuduyla yatağına yollanıyordu. Onun dünyasına aşina olmayanlar, rüya göremediği için üzülen bu oyunbaz çocuğun aslında alacalı düşler kadar renkli bir alemde yaşadığını nereden bileceklerdi?
Sayfa 23 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg'u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf Dağı'na varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl; böcekleri, kuşları, çiçekleri ve tepeleri seyret. Bırak dünyanın haritasını yapmayı. Daha hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy. Gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam Dünyanın kendisini hiç görebilir mi?"
Sayfa 21 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Sartre "Bulantı"da; "Yalnızlık; düşündüklerinizin kafanızın duvarlarına çarpıp tekrar içerde kalmasıdır”, diyor. Yalnızlık, etrafında kimsenin olmaması değil, seni anlayan birilerinin olmamasıdır. İnsan insanın sadece anlayışına muhtaç. Çünkü insan, yaşarken anlaşılmalıdır.
Freud diyor ki; “İtiraf edilmemiş hiçbir his asla ölmez.” Yaşanılan her psikolojik sorunun altında da geçmişte yaşanılan, yarım kalmış, tamamlanmamış, kişinin çözüme kavuşturamadığı ve bilinçaltında bastırarak tutttugu nedenler vardır. Hiçbir sorundan kaçarak, kurtulamazsın. Jung da yine aynı doğrultuda diyor ki; "Tüm akıl hastalıklarının temelinde meşru acıları yaşamayı reddetmek yatar." Bu böyledir. Acı da hüzün de vaktinde yaşanmalı sırf bu yüzden. Zor bir durumdan çıkmanın en iyi yolu içinden geçmektir. Acının etrafından dolanamazsın, içinden geçmek gerekir. Ve unutma bakmamak acıyı yok etmez. İçinden geçmeli, iliklere kadar hissedilmeli, hakkı verilmeli. Ki sonradan taksit taksit yoklayıp bütün güzelliklere leke sürmesin. Üst üste üç defa “içinden geçmeli” yazışım kasti. Sahiden içinden geçmeli acının. Ertelemek, en mutlu anlara leke sürdürmektir. Bilinçaltı, en ummadığın anda o acıyı karşına çıkartacaktır çünkü. En mutlu anında, duvarları yumruklamadan, vakti zamanında olmalı her şey. Acı da.
Dostoyevski, İnsancıklar adlı kitabında Varvara'ya şöyle sesleniyor; “Güvercinim, benim iyi yürekli tesellim!” Benim iyi yürekli tesellim! Hitabın güzelliğine bakar mısınız, kalbimi bıraktım.