Kuzey Kaya

Kuzey Kaya
Kitaplar Tiyatro Edebiyat️ Bisiklet turları, doğa yürüyüşleri, dağ tırmanışı, kamp ve otostopçuluk. Fotoğraf çekmeyi ve gezmeyi epey severim. İnstagram: __kuzeykaya instagram.com/__kuzeykaya

Kuzey Kaya

, bir kitabı okumaya başladı
Jean Teule
7.2/10 · 17,6bin okunma
Reklam

Kuzey Kaya

, bir kitap okudu
8/10
·80 syf.··
2025 1. kitabı
Peter Handke
7.4/10 · 428 okunma
8/10
·80 syf.··
2025 1. kitabı
Peter Handke’nin Mutsuzluğa Doyum’u, bir annenin ölümünden doğan sessiz ama derin bir hesaplaşma. Kitap, sadece bir ölüm hikâyesi değil; bir yaşamın, o yaşamın gölgesinde büyüyen bir çocuğun ve suskunluğun mirasının romanı. Handke, annesinin intiharının ardından onun hayatını, kişiliğini, hatta sessizliklerini çözümlemeye girişiyor. Fakat bunu dramatik patlamalarla değil; soğukkanlı, keskin ve neredeyse belgesel bir mesafe ile yapıyor. Bu mesafe, okuru acıdan uzaklaştırmak yerine acının içine daha derinden çekiyor. Çünkü anlatıcı ağlamıyor, haykırmıyor; sadece gözlemliyor. Ve bazen en sert darbeler, sessiz bir cümleden gelir. Kitap boyunca, annenin hayatının farklı evreleri küçük ayrıntılarla şekilleniyor: savaş sonrası Avusturya’nın yoksulluğu, kırsalın kapalı yapısı, evliliklerin mekanikliği, kadınların susturulmuş arzuları… Handke bu parçaları öyle bir yerleştiriyor ki, okur sadece bir bireyin değil, bir kuşağın hikâyesine tanıklık ediyor. Mutsuzluğa Doyum, kısa ama yoğun bir metin. 70 sayfa civarında olmasına rağmen, bittiğinde bir roman okumuş gibi hissediyorsunuz. Belki de bunun sebebi, yazarın kullandığı dilin hem yalın hem de çok katmanlı oluşu. Bir cümle, gündelik bir gözlem gibi başlıyor, ardından koca bir hayat felsefesine dönüşüyor. Eğer bu kitabı elinize alacaksanız, hızlıca bitirmek için değil, satır satır sindirmek için okuyun. Çünkü Handke burada sadece annesini anlatmıyor; annelerimizi, sessizliklerimizi, görmezden geldiğimiz kırılma anlarımızı anlatıyor. “O öldüğünde, ben ilk kez kendi hayatımı düşündüm.”
1000Kitap
Mutsuzluğa DoyumPeter Handke · Sia Kitap · 2024428 okunma
Artık başka hiç kimseye bir şey söylemediğimden, kendi kendime konuşuyorum. Kimi zaman, bir makineymişim gibi geliyor. Bir yerlere gitmeyi isterdim, ama karanlık bastığında evin yolunu bulamam diye korkuyorum. Sabahları yoğun bir sis kaplıyor her yeri, o zaman öyle her şey sakin oluyor ki. Her gün aynı işleri yapıyorum, yine de sabahları ortalık darmadağınık oluyor. Bitmek bilmez bir kısır döngü bu. Gerçekten ölmek istiyorum, sokağa çıktığımda, önümden hızla geçen arabaların altına atlamak geliyor içimden. Ama ya yüzde yüz başaramazsam?
Sayfa 62 - Sia Kitap·Kitabı okudu
Evde artık dayanamıyorum ve çevrede amaçsız dolanıp duruyorum. Artık biraz daha erken kalkıyorum sabahları, benim için günün en zor saati bu, yeniden yatağa girmemek için kendimi bir şeyler yapmaya zorlamam gerekiyor. Zamanımı nasıl değerlendireceğimi bilemiyorum. Büyük bir yalnızlık var içimde, kimselerle konuşmak istemiyorum. Akşamları canım bir şeyler içmek istiyor ama, yapmamam gerek, aldığım ilaçlar etki etmez sonra.
Sayfa 61 - Sia Kitap·Kitabı okudu
Reklam