''Awi şüule goulu daği daği
Dido miğun guis derdi meraği
Oüomdğulas si şekeri ma yaği
Domçvi do domxali gyuli çkimi''
''Bundan böyle dağ dağ dolaşırım
yüreğim çok yaralı, derdim var
karışalım birbirimize sen şeker ben yağ
yaktın kül ettin sen beni gülüm..''🌸
youtu.be/99UV0myTRvM
James Joyce... Pek çok okurun korkulu rüyası. Bir çok edebiyatçının okunamaz, okunsa bile anlaşılamaz, çevirilmesi zor hatta okuyabilmek için bir rehbere, kitap için hazırlanmış bir sözlüğe ihtiyaç var dediği. Meşhur Ulysses'in, Dublinliler'in, Portre'nin, Finnegan Uyanması'nın yazarı. 1941'de Zürih'te gömüldüğü ebedi istirahatgahından kalkıp 16 Haziran 2013 İstanbul'unda Taksim'de, tam da Gezi Direnişi'nin orta yerinde tekrar dünyaya gözlerini açarsa. Olabilecekleri varın siz düşünün. Hatta düşünmeyin bu güzel hikayeyi Joyce'u bir kez daha Türkçe'ye kazandıran Fuat Sevimay'ın Bendeniz James Joyce adını verdiği romanından okuyun.
Fuat Sevimay Bendeniz James Joyce'da Joyce'u okuyucuyla öyle bir buluşturmuş ki Joyce artk bizden biri olmuş. Ete kemiğe bürünüp tekrar aramızda dolaşmaya, kitaplarını anlatmaya, nasıl ve neden yazdığından, derdinin ne olduğundan bahsetmeye başlamış. Artık o Türk okurunun Joyce emicesi, Joyce abisi olmuş.
Tabii Joyce'u ve yazdıklarını anlatmak, bunu bir de muhteşem bir kurgu içinde yapmak kolay değil. Ama orada da Çevirmen Fuat Sevimay görevi yazar Fuat Sevimay'a devretmiş ve çok bizden, eğlenceli, bir o kadar da Joyce okumalarına rehberlik edecek harika bir kitap ortaya çıkmış.
Bendeniz James Joyce çok severek okuduğum kitaplar arasında yerini daha onu okurken aldı. Öyle ki kitabı okurken Ulysses'i de paralel okumaya başladım. Varın gerisini siz düşünün. Kitap sayesinde Joyce ve Ulysses bana artık o kadar tanıdık ki keyifle okuyorum. Bunun için yazara büyük bir teşekkür borçlandım sanırım. Yoksa ben de pek çok okur gibi Ulysses'i kitapçılarda görüp, rafından alıp, sevip okşayıp bırakıp gidenlerden olacaktım.
Bendeniz James Joyce 'da tabii ki sadece Joyce ve eserleri yok. Gezi'de gözünü açan Joyce'la birlikte Çevirmen ve onun edebiyata,
Bunu anlaman gerekiyor Tanrım. Sen "Küçük çocukların bana gelmesini sağlayın ve onlara zarar vermeyin" demiştin. Unuttun mu? Çocukları unuttun mu yoksa? Evet. Unuttun. Onları naçar bıraktın, yol kenarlarında oturup annelerinin cesetlerinin yanında ağladılar. Yanmış, sakat kalmış, topallayan çocuklar gördüm ben. Sen onları unuttun Tanrım. Nasıl ve ne zaman Tanrı olman gerektiğini unuttun.