Türkiye gibi, halkların dillerini resmi yasalarla yasaklamış, farklı kültür miraslarını ezerek yok etmiş, muhalif yazar ve aydınlarına gerçek anlamda kan kusturmuş, söz, anlatı ve düşünce davalarıyla binlerce yazar, sanatçı ve aydınını cezalandırmış, sayısız kitabı yasaklamış, toplumun her kesiminde, her konuda, amansız bir sansür uygulamış bir ülkede bunların hiçbirine dokunmadan düşünce özgürlüğünün sınırlarını tartışmak garipti.
Dünya edebiyat tarihi, korkunç bir yasakçı terörün ve buna karşı görkemli bir direnişin de tarihidir; neredeyse tüm iyi edebiyat bu direnişin ürünüdür.