Mustafa A. Yani illa ki bir şey söylemeleri gerekiyor. Çünkü kadınlar işitsel, erkekler görsel odaklı. Kadın duymak istiyor. Erkek de uzman bir palavracı olduğu için bir şey söyleyeyim bari diyor ve bir iki cümle kuruyor. Özetle Çehov zihniyeti açıklamış:)
Sana yetişirim diyordun:) Hadi vitesi yükselt. Sıradakilere nasıl yetişeceksin? Konuştuğumuz kitapları hesabı kapamadan önce okuyacağım. Elini çabuk tut:)
Tek ortak bağı kendi “biz”liğinin üzerine kapanıp aidiyet yemini törenleri yapmak haline gelen, intikam peşinde bir linç güruhuna dönüşen bir toplumun, her şeyden önce toplum olma vasfı (“millet” de diyenler olabilir) tahrip olur.
Sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok yerinde popülizmin ve popüler kültürün etkisiyle sloganların düşüncenin önüne geçtiği bir dönemden geçiyoruz. Eğitimli, sorgulayan ve entelektüel birikime sahip kesimlerin giderek itibarsızlaştırılması ise sosyolojik açıdan oldukça tehlikeli bir kırılma yaratıyor. Çünkü toplumları ayakta tutan şey yalnızca ortak öfke ya da aidiyet duygusu değil; eleştirel düşünce, hukuk, vicdan ve çoğulculuktur.
Bir toplum, farklı düşünenleri düşmanlaştırıp ortak akıl yerine linç kültürünü beslemeye başladığında, yalnızca bireyleri değil, kendi toplumsal dokusunu da tahrip etmeye başlar. Aidiyetin düşüncenin yerine geçtiği yerde sağlıklı bir toplum düzeni uzun süre korunamaz.
Tanıl Bora’nın kalemini seviyorum. Diğer kitaplarını okudum. Özellikle
Türk Sağının Üç Hali Türkiye siyaset sosyolojisinde bir kült eserdir bana göre.
İlgiyle takip edeceğim alıntılarınızı..
Agalloch Özellikle merkez sağ siyasete hakimiyeti, hatta “sağı sağdan da iyi bilen” tespitleri, popülizmin şifrelerini analizi ile Tanıl Bora kitapları ve Birikim dergisi yazılarının mutlaka okunması gerekiyor.
Ben de teşekkür ediyorum. Keyifli okumalar dilerim…
Ah, düşlerim kaç kez, elle tutulur şeyler gibi dikilmiştir karşıma; gerçekliğin yerini almak değil, kendilerinin de gerçekliğe ne kadar benzediğini bana anlatmaktır dertleri; çünkü onları da reddetmekteyimdir…
Kaç kitap vardır bir ruhun kendi uçurumlarındaki derin yolculuğunu Pessoa gibi anlatan. Muazzam bir zihin haritası bu kitap. İkinci kez okunacaklar listem var. Kendisi listenin başında yer alıyor:)
Pascal ama daha ilk okumalarını yapacağım listem geniş:) onlar arasından bir seçim yapalım. Sen bence bu kitabı biraz sindirerek okursun gibime geliyor. Eşlik edecek kitaplar zihin haritanı karıştırmasın:)
Emin misin? Bak ne diyor Orhan Veli;
“Kim söylemiş beni
Süheylâ'ya vurulmuşum diye?
Kim görmüş, ama kim,
Eleni'yi öptüğümü
Yüksekkaldırım'da, güpegündüz?
Melâhat'i almışım da sonra
Alemdar'a gitmişim, öyle mi?
Onu sonra anlatırım fakat
Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
Güya bir de Galata'ya dadanmışız
Kafaları çekip çekip
Orada alıyormuşuz soluğu
Geç bunları, anam babam, geç
Geç bunları bir kalem
Bilirim ben yaptığımı.”
Yani geç bunları efendim, geçiniz..😃