OGREDIK

Üretici sınıfın kendini mahkûm ettiği mahrumiyet, onun tarafından aşırı üretilen malların burjuvalar tarafından aşırı tüketilmesini zorunlu kılar.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam
Makineler mükemmelleşip durmadan artan bir hız ve doğrulukla insanın çalışmasını aşağı çekerken, işçi dinlenme süresini bu oranda artıracağını sanki makineyle yarışmak ister gibi gayretini iki katına çıkarıyor. Ne saçma be öldürücü bir rekabet!
Sayfa 20·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Puan vermedi
Bir yemek yaparsınız, tadına bakarsınız ama bir şeylerin eksik olduğunu hissedersiniz. Tuzu mu eksik acaba yoksa baharatlar mı? Genel olarak yemek güzeldir ama neyin eksik olduğunu tam olarak anlayamazsınız. Karar vermek zordur ama yemeği bitirmişsinizdir bile, yine de bulamadığınız eksik sebebiyle istediğiniz hazza ulaşamamışsınızdır. Dokuzla Dokuz Arasındanın hikayesi çok gerçekçi olmamasına rağmen lezzetli bir eser; merak uyandırıcı, sürükleyici, betimlemeleri, ana ve yan karakterlerin duygularını okura geçirme açısından güçlü bir eser, fakat kitap boyunca ve kitabın sonunda bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorsunuz. Olaylar arasındaki kopukluk, okura genel çerçeveye bakmasına itiyor ve bu da olayın sadece ana karakterimiz olan Stainlaus Demba'nın para bulma öyküsü olmadığını gösteriyor. Tutsak bir şekilde mücadele etmenin ne denli meşakkatli olduğunu ana karakterin başarıya ramak kalan her başarısızlıkta nasıl hissettiğini bir okur olarak hissediyorsunuz. Zaman ve kaderin kaçınılmazlığına pesimist olarak yaklaşan yazar, kitabın sonunda insanın anlamsız mücadelesini ve kaderin değişmezliğine de ince bir dokunuş yaparak kitabı sonlandırıyor. Genel olarak okunabilecek bir kitap. Basit bir hikayenin içine yüzeysel olaylarla, kader, mücadele gibi konuları işleyebilen ve bunu akıcı ama pesimist bir şekilde yapan bir öykü.
Dokuzla Dokuz ArasındaLeo Perutz · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,053 okunma
Kalabalıkken cesur olurlar. Hele hele karşılarındaki, elleri bağlı tek bir kişiyse.
Sayfa 119
Kitap Alıntısı
Yanılgılardan yoksun kalan oyun anlamını tamamen yitirmiştir - demem o ki maske ve makyajdır izleyenleri büyüleyen. Hayatta tiyatro oyununa benzer bir şeydir, maskesi düşene kadar herkes bu oyunu sürdürür.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam