serap tü

serap tü
@Lacivertla
177 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
uygulanabilirse sonunda ermiş olunan cümleler.
Hayatlarımız umutsuzluğumuzu sığdıramayacağımız kadar küçükse umutsuzluğumuzla ne yapacağız peki? Umutsuzluğumuzu reddedeceğiz, çarpan kalbimizi görmezden geleceğiz, aklımızın asla almayacağı pek çok şey olduğunu kabul etmek yerine, akla yatmayanla yaşayıp önemli şeylerin belki de sadece sezinlenebilir olduğu fikrini kabul etmek yerine kendimizle anlaşmazlığa düşecek, kavgaya tutuşacağız ve beynimize kalplerimizi aydınlatmasını, ortadan kalkmayacak çelişkilerle birlikte yaşamayı mümkün kılmasını öğreteceğiz, sonra da hayli sıradan bir ölümlü olmanın da yeterli olduğu, hatta pek çok açıdan yeterlinin de ötesine geçtiği fikrine açık hale gelecek, canlıyken utançla ve felç içinde değil, tutku ve minnetle yaşamayı deneyeceğiz.
Sayfa 132 - Siren·Kitabı okudu
Reklam
nedenine kitaplar yazılacak cümle
İnsanların hayatlarına dair en önemli kararlar onları ilgilendirilere haber verilmeden, onlara sorulmadan, eleştirel zekadan yoksun yerlerde alınıyordu.
Sayfa 103 - Siren·Kitabı okudu
Usta ne yapar yapar, bu maymun, bu insanlıktan çıkmış, yeryüzünü, gökyüzünü pis, sümük gibi, katı çimentoya boğan, renksiz, kişiliksiz kasabalar yaratan, kanlı, donuk, ölü kasabalar doğuran, öykünücü, hiçbir insanca yönü kalmamış, duymayan, düşünmeyen, ağlamasını, gülmesini unutmuş, coşmayan, türkü söylemeyen, okumayan yazmayan, türkü dinlemeyen, ıslık bile çalmayan sünepe, sadece kendi olmaktan başka, kökü olmaktan başka bir şey olmaya çalışan, kendinin, çocuklarının olmayan her şeyden iğrenen kasaba ileri gelenlerinin, yeni yetme, görgüsüz, kasaba Belediye Başkanlarının elinden ne yapar yapar, ağızlarından girer burunlarından çıkar, kalıbımı basarım ki, hiç olmazsa bir sokağı masrafını cebinden yaparak, iri çakıltaşlayıyla sütbeyaz, benekli nakışlamayı becerirdi. Ne çıraklıkları kalmış bu güzelim elli ustanın, ne kendisi... İşte bu kasabalar şimdi bu sebepten ölü.
Sayfa 347 - YKY·Kitabı okudu
"Şu koskoca evrenin en acı çeken yaratığı benim, insanlar çok acı çekiyorlar. En beteri ölüm acısını çekiyorlar. Ben daha ilerinin, acı olmayanın, acısızlığın acısını çekiyorum."
Sayfa 26·Kitabı okudu
En iyisi öfke... En iyisi, en iyisi... Kendini ince, acıyan, yarı ağlamaklı, tatlı bir hüzne kaptırıvericeksin, sonra birden, ta iliklerine kadar öfkeden titreyeceksin. Ve öfke sürecek. Bir gün, beş gün, bir ay, bir yıl, bir yüzyıl... Öfkeden öyle tir tir, ağzın köpük içinde, zangır zangır, kudurmuş, gözler dışarı uğramış, pörtlemiş, öfkede, işkencede, hüzünde yaşamak. Böyle yaşamak, hiçte, dayanaksız, sevgisiz, kimsiz, hiç kimseyi hiçbir zaman kıskanmamamının insaniyetsizliği. Acısız, öfkesiz, uykusuz, düşsüz. Ot gibi, ağaç, böcek gibi. Böcek bile, sinek bile bu kadar hiçte, boşlukta değildir. Böcek bile, ağaç bile, sümüklüböcek, solucan bile. Ölüm korkusu. Gerine gerine ölüm korkusunu içine düşmek. Ölüm korkusunda çıldırmak. Çaresizliğinde dört dönmek. Acı, hüzünlü yok olmanın sessiz sızısını yaşamak... Ve ölüm korkusu, ölüm korkusunun bittiği yerin korkunçluğu.
Sayfa 23 - YKY·Kitabı okudu
Reklam