Bunun senin için ne önemi var? diye sordum kendime. Buz, ağrıyan midemin ortasında eriyip su birikintisine dönüştü. Benim Finny'm.
O senin Finny'n değil. Bunu biliyordum. Ama bir şeyi bilmekle onu hissetmek arasında fark vardı, Onun artık benim Finny'm olmadığını, onun artık karşı kıyıya geçtiğini, aşmaya korktuğum bir okyanusla benden ayrıldığını biliyordum ve hissedebiliyordum.