Camlar Şehri (The Mortal Instruments (Ölümcül Oyuncaklar) Serisi 3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2720
Gösterim
Adı:
Camlar Şehri
Alt başlık:
The Mortal Instruments (Ölümcül Oyuncaklar) Serisi 3
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
624
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054377381
Kitabın türü:
Orijinal adı:
City Of Glass
Çeviri:
Selim Yeniçeri
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Artemis Yayınları
Vampirler, kurtadamlar, periler ve gerçek ask.
Solugunuzu kesecek bir gerilim ve heyecan.
"Ölümcül Oyuncaklar"da aksiyon tam gaz!

Clary, annesinin ölümüne sebep olan iksirin peşindeydi ve ona ulaşmak için de bir an önce Camlar Şehri'ne gitmesi gerekiyordu. Kendisini sağlam bir ölüm kalım savaşının içinde bulmasıysa an meselesiydi. Kurtadamlar, vampirler ve periler, ortalığı birbirine katmak için Camlar Şehri'nde biraraya gelmişti. Clary'nin tek bir kozu vardı. Sahip olduğu güçler! Fakat bu aynı zamanda büyük bir risk ve sorumluluk demekti. Çünkü ya herkesi kurtaracak ya da her şeyi yok edecekti.

Clary'nin yolculuğunda ona ihanet ve onur eşlik etti.
Kah kazandı, kah kaybetti.
Olsun!
Camlar Şehri için değerdi!
(Tanıtım Bülteninden)
624 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Bu kitap ilk iki kitaba kıyasla çok daha sürükleyiciydi ilk üç kitabın hatta tahminim o ki serinin nirvanasıydı. Seriyi okuduğuma pişman olmadığıma emin olacak kadar zevk aldım kitaptan. İlk kitapları eleştirirken birçok şeyi tahmin edilebilir bulduğumu söyleyerek bu yönüyle eleştirmiştim kitabı ama bu kitapta bazı yeni gelişmelerle bu olumsuzluk kırılmış oldu. Her kitapta gelişen karakter kadrosu kitaba ayrı bir renk katıyordu. Clary’nin olayları anlamlandırmaya çalışan pısırık ve korunması gereken kız çizgisinden sıyrılarak güçlü ve savaşçı kız haline geçişi bir yandan hoşuma gitti ama bunda da klişeler bulmak canımı sıktı. Jace’in dışarıdan özgüvenli tavırlarının arkasındaki kendini ezen, yaralı çocuk oluşu biraz sinirimi bozmadı değil. Ben onun egoist bir hergele gibi hareket edişine vurulmuştum bu yüzden bu kitapta beni biraz üzdü kendileri ama yine de Jace, Jace işte. :)
Kitapta eleştirdiğim bir nokta ise yazarın bazen aksiyonu ve olayları anlatmaya aşırı yoğunlaşmaktan o olayların karakterler üzerindeki etkilerini anlatmayı es geçmesiydi. Bunu en çok bu kitapta hissettim. Özellikle Clary’nin kitabın sonlarına doğru yaşadığı bir olay aslında onun felaketi gibi olması gerekirken Clary’nin duygularına neredeyse hiç değinilmeden olay bir anda seyrini değiştirdi. Ortaya çıkan bazı sırlara verilmesi gereken tepkiler son derece sönük kaldı fikrimce.
Kitabı bitirdikten sonra ilk düşündüğüm “Vay be!” den de önce “Serinin hala devam ettiğine inanamıyorum!” oldu çünkü gerçekten bu kitapta ilk iki kitapta gizemli kalan her şey çözümlenmiş, soru işaretleri giderilmiş ve birçok sorun da çözülmüştü. Hatta öyle ki kitaplar incelenip ilerleyişe ve olay örgüsüne bakılırsa yazarın seriyi üç kitaptan oluşturmak için tasarladığı gibi bir izlenim edinmiyor değilim. . Kitapta hiç durulmayan bir hareketlilik, bir canlılık vardı. Sayfalar elimden kayıp gitti. Kalın bir kitap olmasına rağmen akıcı olduğundan hemen bitirdim ve gerçekten macera filmi izler gibi oldum çoğu zaman. Serinin diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum, yazarın olayları nasıl devam ettireceğini merak ediyorum. Umarım yazar seriyi devam ettirebilmek uğruna serinin kalitesini düşürmemiştir. Güzel bir genç-yetişkin okumak isteyenlere gönül rahatlığıyla tavsiyem. Detaylı yorumlar için:
http://yorumatolyesi.blogspot.com.tr/2016/07/camlarsehri.html
624 syf.
·Puan vermedi
Bu kitapta Jace beni o kadar sinirlendirdi ki Clary i bazı olayların dışında bırakmak için elinden geleni yaptı ancak yine de başarılı olamadı ve Clary yine Clarylik yaparak aklına koyduğunu düşünmeden yaptı ve başını yine belaya soktu. Ah Sebastian geldi bu kitapta. Nasıl bir şeysin sen ya seni hem sevip hem öldürmek istiyorum ben neden böyle oldu yaa neyse sanırım en en beğendiğim seri kitabı buydu en çabuk en hızlı bu kitap bitti.
624 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Ve serinin 3. kitabı "CAMLAR ŞEHRİ" bitti.
Her bir kitabı öncekinden daha heyecanlı daha gerilim ve merak dolu :)
Gölge Avcıları, Vampirler, Kurtadamlar, periler, melekler ve iblisler...
Aksiyon cidden tam gaz devam ediyor :)
Clary annesini uykudan uyandıracak o iksiri arıyor ve bunun için Camlar Şehrine gitmesi gerek.
Diğer yandan tehlike kapıda ve büyük bir savaş başlamak üzere...
Valentin kupa ve kılıçla çok güçlenmış ve konseye teslim olmalarını, hükümdarlığı ona devretmelerini yoksa hepsini yok edeceğini açıkca bildirmiştir.
Konsey çaresiz çünkü Gölge Avcıları tek başına Valentine karşı zafer elde edemiyorlar. Valentine elindeki güçlerle iblislerden bir ordu kurdu kendine....
Tam pes edecekleri zamanda Clary kürsüye atlar ve hepsini şaşkına çevirecek o teklifi sunar :) söylediği şeylere ve yeni yeni keşfettiği gücüne kimse inanamaz... bunun ne olduğunu tabi ki yazmayacağım :D
Ve bu teklif sonrası Kurtadamlar, Vampirler ve Periler ezelden beri birbirine karşı olmasına rağmen itifak kurarlar ve birlik olup Valentine karşı savaşmaya karar verirler :) (Burası çok keyifliydi, hop oturdum hop kalktım :)
Ve tüm ırk hep birlikte Camlar Şehrine savaşa katılmak için yola çıkar... Gümbür gümbür bir andı :)
Peki Clary nin teklif ettiği şey işe yarayacak mı ? Yoksa hepsinin sonu mu gelecek ?
Hepsi serinin 3. kitabında :) şahane bir bölümdü...
Fantastik severler kesinlikle tavsiye ediyorum :) 4. kitabın yorumunda görüşmek üzere....
614 syf.
·2 günde
Serinin ikinci kitabı tam istediğim kıvamdaydı ve nedense üçüncü kitaptan daha umutluydum ama ilk 250 sayfasını falan okumak çok zor geldi bana. Nedendir bilinmez bir sıkıldım,istediğim tempoda başlamadı ne yazık ki. İlk canımı sıkan şey şu karışık ilişkiler meselesiydi. Yani kitap boyunca inanılmaz bir ilişki karmaşası yaşandı. Kim kimden hoşlanıyor şaşırdım. Clary'nin gelgitleri ise üstüne cabasıydı. Bir dakika önce Jace'e,ondan uzak durmasını söylerken,bir dakika sonra yine Jace'in peşinde koşmasını istiyordu. Zaten ilk kitaptan beri ikisinin arasında yaşanan bu kararsızlık çok sıkıcıydı. Ayrıca Clary'nin karakterinin hala değişmemesi sinir bozucuydu. Bir türlü öğrenemedi nerede nasıl hareket edeceğini. Hep sonuçlarınu düşünmeden hareket etti. Simon ve Clary'nin artık karmaşaya son verip aralarındaki şeyin adını koymaları tam isabet oldu. Biraz daha uzasaydı çok gereksiz olurdu. Alec hala soğuk bir karakterdi. Bence yazar onun gerçek benliğini üzerinde fazla durmamış. Ama her şeye rağmen Magnus'la mükemmel bir çift olup çıktılar! Clary ve Jace'in ilişkisine odaklanmak yerine o ikisini tercih ederim. Zaten Jace'in kendini beğenmiş tavırları ve gereksiz özgüveni yine fazlasıyla ön plandaydı. Ha bide kitaptaki akrabalık bağları olayı var. Belkide en karmaşık şey oydu. Her an bir köşeden birinin kardeşi,annesi falan çıkabiliyor ve ileriki kitaplarda bunun daha da karışacağına eminim. Ve sonunda bir şekilde Clary'nin de kendini bir Gölge Avcısı olarak herkese kanıtlaması güzeldi.Kitap benim için son kısıma kadar vasattı diyebilirim. İstediğim şeyi tam olarak alamamıştım ama son 200 sayfa oldukça hareketli ve heyecanlıydı. Merak edilen bazı soruların cevapları ortaya çıktı ki artık çıkması da gerekiyordu. Her ne kadar bir çok soru cevaplanmış olsa da yine bazı sorular ortaya çıktı. Umarım serinin geri kalanında bunlarda mantıklı bir şekilde açığa kavuşur.
624 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Ölümcül Oyuncaklar serisinin üçüncü kitabı Camlar Şehri, aksiyonun son noktaya ulaştığı bir kitap oldu. İlk yüz sayfadan sonra o kadar hızlı ilerledi ki olayları takip etmekte epey zorlandım ve beş gün gibi kısa bir süre de kitabı bitirdim. Tek kelimeyle muhteşemdi. İlk iki kitabı, karakterleri tanımak ve dünyaya girmek açısından tasarlanmış gibiydi. Camlar Şehri ise, muazzam derece de akıcı ve artık bir şeyleri tamamlama niteliğindeydi. Valentine’ın düşüş kitabı diyebiliriz. Olaylar, yaşananlar, anlatım, her şey o kadar güzeldi ki kitabı elimden bırakmak istemedim. Bir an önce olayların bir noktaya ulaşmasını istedim, aynı zamanda da yaşananlar yüzünden gerildim. Şuan için, Ölümcül Oyuncaklar serisinin zirve kitabı diyebilirim.

Ayrıntılı incelemesi için; http://merilands.com/...ri-kitap-incelemesi/
624 syf.
·7 günde·Beğendi·7/10
Sonun da gene sevgi kazandı. Jace ve clary kardeş olma ihtimali bile kötüydü. İçten içe birbirini sevmek zor .hayatına anlam katacak seveceğin insan çıkıyor ve sana onun kardeşin olduğu söyleniyor. ..
624 syf.
·2 günde·10/10
Camlar şehri...Asla tam olarak anlatmayı beceremeyeceğim bir seriyi yazan kadın yapmıştı yine yapacağını ve mükemmel bir kitap daha eklemişti seriye.Bu kitabı 2.kez okuyuşum ve bir kez daha Cassandra Clare ile tanıştığıma oldukça mutluyum.

Hani bazı kitaplar olur;okursun,okursun aynı tadı defalarca okumana rağmen aynı şekilde alırsın.Bu seri benim için öyleymiş bu ay seriyi re-read yaparken bunu fark ettim.Fantastik kitap yazmak elbette çok zordur ama böylesine bir dünya yaratmak...Bu bambaşka bir şey.Neyse yazara olan hayranlığımı bir kenara bırakacak ve kitaba gelecek olursak:

Kitap Ölümcül Oyuncaklar serisinin 3.kitabıydı yani nasıl anlatmaya çalışırsam hep spoiler olacak.Bu yüzden sadece birkaç cümle söyleyip kenara çekilmeyi planlıyorum.Yazar aslında bu seriyi kafasında 3 kitap olarak planmış ve o şekilde yazmış fakat hem akılda kalan birkaç soru işareti hem de okurları isteği üzerine seriye 3 kitap daha yazmış.Doğal olarak serinin son kitabı olduğu hissini verdi kitap ancak eğer ki ben bu bilgiyi bilmiyor olsaydım serinin final kitabı olarak tanımlayamazdım bu kitabı çünkü kitapta bir şeyler yarımdı.Kitaba tam puan verdim ama bit şeyleri daha fazla görmek isterdim.Mesela savaşı 1 sayfa kadar Simondan okumak ve o gölge avcısı ile arasında geçen ufak diyalog oldukça anlamlıydı.Yine de biraz daha o 10 dklık savaşı görmek isterdim.Bir yandan da Valentine'ın ağzından o melekle karşılaşmayı okuma hissi de içimde ukde olarak kaldı.

Dizisini izlediğim için ve önceden kitabı okuduğum için bazı şeyleri biliyordum.Buna rağmen yine aynı heyecana kapılmadım değil.Jace ve Clary'i okumak harikaydı.Çiftlerden bahsetmişken Magnus ve Alec'in dizide çok fazla gösterildiği kitaba uyulmadığına dair cümleler de kitabı okuduktan sonra daha manalı geliyor.Bence diziyi izlemeden önce kitapları okuyun veyahut göz gezdirin.

Umarım bir gün bu harika yazarla ve kitaplarıyla tanışırsınız
624 syf.
·8 günde·7/10
Kitap bildiğim kadarıyla serinin son kitabı olacakmış. Yazar başarıyı yakalayınca devam etmiş yazmaya. Bu seriyi sevenler kadar sevmeyenler de var. Ben seven taraftayım.
Okurken zorlanmadım kitap son derece akıcıydı. İlk kitabın sonunda biraz yeşilçama bağlamış olsalar bile her şeyin bu kitapta çözüme ulaşması ve hikayenin sündürülmemesi çok iyi olmuş.
Keyifli bir seri fantasik kurgu denilebilir. Bu tarzdaki kitapları okumayı sevenler için iyi bir seçenek olacağını düşünüyorum.
624 syf.
·Beğendi·7/10
Azcık Spoi olabilir.

Eveet. Yine bir Ölümcül Oyuncaklar kitabıyla karşınızdayım. Doğrusu bu serideki en büyük pişmanlığım araya kitap sokmak oldu. Kemikler şehrini okuduktan yaklaşık 1-2 ay sonra Küller Şehrini ve Küller Şehrini okuduktan 4-5 ay ( belki daha fazla) sonra Camlar şehrini okudum. Keşke araya bu kadar mesafe koymasaydım diyorum çünkü karakterlere karşı bi soğukluk yaşadım. Ama allahtan Camlar şehrini bitirir bitirmez Düşmüş Melekler Şehrine başladım. Karakterlere ısınmak konusunda cok bi sıkıntı yaşamadım çabuk alıştım. Sonuçta Ölümcül Oyuncaklar dan bahsediyoruz. Nasıl sorun yaşayabilirim ki!?
Artık kitap incelemesine geçebiliriiiiiz. İlk olarak Clary için olumsuz bir eleştirim var. Ben serinin ilk kitabını bitirir bitirmez filmini izlemiştim. Filmi gerçekten güzeldi ama diğer kitaplarda da Clary' yi filmdeki oyuncu Lily Collins olarak düşündüm. Ta ki Camlar Şehrini okuyana kadar. Çünkü ilk iki kitaptaki sert muhteşem korkusuz Clary için Lily Collins oldukça uygunken Camlar Şehri'nde Clary daha yumuşak çizilmiş. Ben de Shadowhunters dizisinin ilk bölümünü seyretmiş ve oyuncuların hepsine hakim biri olarak (Oyuncularından Alec (Matthew Daddario) hariç hiçbirini kitaba yakıştıramadım hatta dizideki Clary karakterinin (Katherine McNamara) kitaptakine göre fazla sürtük görünümlü ciddiyetsiz ve çocuksu olduğuna karar verdim.) Bir anda Clary'yi dizideki kız olarak hayal etmeye başladığımı fark ettim ve bu beni çok rahatsız etti. Çünkü ben dizideki Clary'yi kitaptakine hiç yakıştıramıyordum. Bunun sebebi de az önce bahsettigim gibi önceki kitaplardaki Sert Kız Clary havasının Camlar Şehrinde yok olmuş olmasıydı. Aslında Düşmüş Melekler Şehrinin 200. sayfasında olmama rağmen hala Clary'nin Sert Kız havasına bürünebildiğini söyleyemem. Kitaptaki diğer soruna gelelim. Kitabı okumuş olanlar bilir ya da belki beni anlayabilir. Jace ve Clary ilişkisi. Eğer gerçekten bir ilişki olsaydı galiba harika bir ilişki olurdu. Ama maalesef yazar inadına yaparmış gibi bu iki harika insanı birleştirmiyor. Bence aslında kardeş olmadıklarını anlamaları için Küller Şehri bile geçken yazar bunu Camlar Şehrine ertelemiş. Ya da Camlar Şehrinin sonuna demek daha uygun olur. Düşmüş Melekler Şehrine gelince "Ohh" diyosun "sonunda Jace ve Clary Clace olacak" ama kitabı okumaya başlayınca yazarın daha ellinci sayfadaki koca el hareketini görebiliyorsun. Yav bari 100 sayfa bi doya doya Jace ve Clary okuyalım. Aynı şey Alec ve Magnus içinde geçerli. Harika bir ilişki. Ama 3 kitaptaki Malec sahnelerini toplasan 5 sayfa etmez. Camlar Şehrinde Magnus'un Alec'e açıldığı efsane bir yer vardı ama sadece 1 sayfaydı. Yaklaşık 100 sayfa daha göz attım kitaba başka Malec yeri var mi diye. Yokmuş. Hayal kırıklığı. Neyse. Bu kadar olumsuz eleştiri yeter. Biraz da olumlu eleştiri yapalım. Öncelikle ya Cassandra Clare sen nasıl bi kraliçesin ya. Nasıl efsanevi bir insansın. Bu Shadowhunter dünyası bana her zaman dost oldu. Sonu olmayan bi dünya. İçine kolayca alıyor beni ve kendine aşık ediyor. Gerçekten Cassandra Clare tam da alışveriş listesi yapsa okurum denilecek tipten bi insan. O tontiş yanaklarından öpmek istiyorum.
Neyse. Bu kadar sululuk yeter.
Camlar Şehrinde en sevdiğim şeylerden biri seriye katılan Sebastian (ya da Jonathan mı demeliyim?)dı. Valentine zaten efsanevi bir kötü karakter ama Sebastian da harika bir yardımcı kötü karakter olmuş. Sevdim bu ikiliyi. Olumsuz eleştirilerim hariç serinin geri kalanı güzeldi. Bu arada keşke Valentine daha aktif olsa kitapta. Bana biraz yetersiz geldi. Ayrıca kitabın finali efsaneydi. Ama yine de niye bilmem dolu dolu yaşayamadım o finali. Off yine çok eleştirdim. O zaman şöyle bitirelim.
İyi ki varsın Cassandra Clare.
İyi ki varsınız Shadowhunterslar.
İyi ki varsınız Aşağı Dünyalılar.
Hepiniz iyi ki varsınız.

P.S: Şuan aklıma geldi Jocelyn in geldiği sahne bence çok zorlamaydı.
-Selam ben Jocelyn.
-Niye bana bir abim olduğunu söylemedin? Canın Cehenneme.
Bi de artık Simon'a gıcık olmuyorum. Bu kadar.
Hoşçakalın.
624 syf.
·6/10
Kitaplar elimde olmasaydı seriye devam etmeyi düşünür müydüm bilmiyorum. Konuşmalar eğlenceli fakat bu seriye bağlanmak için yetmiyor sanırım. Fantastik kitaplar beni bağlamıyor kendisine artık eskisi gibi. Yazar sanki başının sıkıştığı yerde bir melek çıkarıyor, bir şeytanı diriltiyor ve çoğu şey haliyle havada kalıyor. Aynı karakterler farklı bir kurguda daha güzel olabilirdi belki de, bilemiyorum.
624 syf.
·9/10
Serinin son kitabi olacagini duydugumda nasil üzüldügümü hatirliyorum da iyiki yazar devam karari almis.
Bu kitaba gelecek olsak aksiyon tam gaz devam ediyor.
Jace ve clary kardeş olma ihtimali bile kötüydü. Kendimi onlarin yerine koydum ne yapardim bilmiyorum.
624 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Casaandra clare kitabı yaZerken hayal etmemis resmen yaşamış. Ve onunla yetinmeyip bizede yaşatıyor. Jace clare alec her karaktere burunuyorsunuz. Sanki bütün olayi siz yasıyormuşsunuz gibi hissettiriyor
"Ne yazık ki bir zamanlar çok değer verdiğin birinden en az aynı ölçüde nefret edersin."
Sonuçta seni rahatlatacak kimse yokken ağlamanın ne anlamı vardı ki? Daha kötüsü kendini teselli edemezken...
... ve bana hala seni isteyip istemediğimi soruyorsun. Sanki seni sevmekten vazgeçebilirmişim gibi. Beni diğer her şeyden daha güçlü kılan tek şeyden vazgeçebilirmişim gibi...
Belki de daha önce sahip olamayacağın bir şeyi istemenin nasıl bir duygu olduğunu hiç tatmamıştın.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Camlar Şehri
Alt başlık:
The Mortal Instruments (Ölümcül Oyuncaklar) Serisi 3
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
624
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054377381
Kitabın türü:
Orijinal adı:
City Of Glass
Çeviri:
Selim Yeniçeri
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Artemis Yayınları
Vampirler, kurtadamlar, periler ve gerçek ask.
Solugunuzu kesecek bir gerilim ve heyecan.
"Ölümcül Oyuncaklar"da aksiyon tam gaz!

Clary, annesinin ölümüne sebep olan iksirin peşindeydi ve ona ulaşmak için de bir an önce Camlar Şehri'ne gitmesi gerekiyordu. Kendisini sağlam bir ölüm kalım savaşının içinde bulmasıysa an meselesiydi. Kurtadamlar, vampirler ve periler, ortalığı birbirine katmak için Camlar Şehri'nde biraraya gelmişti. Clary'nin tek bir kozu vardı. Sahip olduğu güçler! Fakat bu aynı zamanda büyük bir risk ve sorumluluk demekti. Çünkü ya herkesi kurtaracak ya da her şeyi yok edecekti.

Clary'nin yolculuğunda ona ihanet ve onur eşlik etti.
Kah kazandı, kah kaybetti.
Olsun!
Camlar Şehri için değerdi!
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 711 okur

  • Damlanur Gürtekin
  • Melissa Çelik
  • AYŞE ÇOBAN
  • deniz
  • Nilsu Saraçlar
  • Gamze
  • Şükran Çolak
  • Bersu köse
  • Melisa Batak
  • Zeynep Genel

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.5
14-17 Yaş
%30.1
18-24 Yaş
%35.2
25-34 Yaş
%19.3
35-44 Yaş
%5.1
45-54 Yaş
%4
55-64 Yaş
%0.6
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%95.4
Erkek
%4.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%49.6 (113)
9
%15.4 (35)
8
%16.2 (37)
7
%10.5 (24)
6
%5.7 (13)
5
%1.8 (4)
4
%0.4 (1)
3
%0
2
%0
1
%0.4 (1)