"Aslında okuma bireysel dil işidir. Okuma, anlamları bulmak, onlara bir ad vermek demektir; ancak, adlandırılmış bu anlamlar diğer adlara taşınırlar; adlar birbirini çağırır, kümelenir ve onların kümelenmesi yeni bir ad talep eder"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gerçek, yakından dövüşülmeyecek kadar kaypak ve çoğuldu, insanı kendisine ve dünyaya yabancılaşmış, donmuş ve tarihin dışına sürüklenmişti. Toplum her kesimi ile kristalleşmiş, durallaşmıştı. Üretim-tüketim ideolojisi, özgürlük ve yaratıcılık olanaklarını tümüyle elinden almıştı bireyin.
Keşke her şey böyle ikiye bölünebilse... Böylece herkes bön ve cahil bütünlüğünden kurtulabilse. Bir bütündüm ben ve her şey doğal, karmakarışık ve anlamsızdı gözümde; her şeyi gördüğümü sanıyordum, oysa gördüğüm bir kabuktu yalnızca. Eğer bir gün kendinin yarısı olabilirsen, ki bunu bütün gönlümle dilerim, bütünlüğü olan beyinlerin sıradan zekâsını aşan şeyleri anlayacaksın. Kendi yarını ve dünyanın yarısını yitirmiş olacaksın, ama geride kalan o yarı bin kez daha derin, daha değerli olacak. Hatta her şeyin sana benzer şekilde ikiye bölünüp parçalanmasını isteyeceksin, çünkü güzellik, bilgelik ve adalet parçalardan oluşan şeyde vardır .
Kelimelerle mükemmel münakaşalar yapılabilir, kelimelerle bir sistem kurulabilir, kelimelere adamakıllı İnan alabilir ve bir kelimeden bir harf bile gasp edilemez.