Arzu

Arzu
@Ladymacbeth_
Reklam
Kaçınılamayan Yazgı
8/10
·112 syf.··
2022 150. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2022 21:09
Marquez'in çocukluk yıllarında duyduğu bir olayı öyküleştirdiği, göz göre göre gelen bir felaketi işleyen, daha en başından işleneceği bilinen bir cinayetin adım adım nasıl gerçekleştiğini anlattığı kitabı Kırmızı Pazartesi. Yazarın en beğendiği kitabıymış aynı zamanda. Ben kendisiyle aynı fikirde değilim, benim favorim hala Yüzyıllık Yalnızlık. Peki, Kırmızı Pazartesi kötü bir eser mi? Asla. Evlenen kız kardeşlerinin bakire olmadığı gerçeğiyle yüzleşen Vicario ikizleri kardeşlerinin beyanına dayanarak namuslarını kirleten Santiago Nasar'ı öldürmeye çalışırlar ve ne yazık ki başarılı olurlar. Öldürmeye çalışırlar diyorum çünkü bu konuda çok kararlıymış gibi görünseler de pek istekli değillerdir. Aksine önlerine gelen herkese haber vererek bu cinayetin önlenmesi için çalışırlar. Neredeyse tüm kasaba -yetkililer dahil- cinayetin işleneceğini bilir ama bunu durdurmak için bir şey yapmaz. Bu noktada aslında ikizler masum olduklarını iddia etmekte haklılar. Çünkü namus cinayeti onlara toplum tarafından dayatılan, kaçınmaya çalıştıkları bir durumdur. İkizlerin hiç uyumamış olduklarına, soluk görüntülerine vurgu yapılmış eser boyunca. Eylemleri ve düşüncelerinin kendilerine ait olmadığına güzel bir gönderme. Tüm kasaba olacakları bildiği halde olayların önüne geçmemiş bir de üstüne kaçırılmayacak bir eğlence gibi beklemeye ve izlemeye koyulmuştur. Aslında seyirci etkisi denen bir şey de var sonuçta. Kalabalık, hayati bir durumda sorumluluk üstlenmekten ve müdahale etmekten kaçınıyor psikolojik açıdan bakıldığında. Ama buradaki durum daha çok bunun dedikodu gibi yayılması, yetkililerinse duyduklarını hiç önemsememesi. "Namus", kadın-erkek ilişkileri ve cinsiyet rolleri konusunda toplumun iki yüzlülüğünü ve bireye dayattıklarını çok çarpıcı şekilde işliyor yazar. Kendisi aynı
Edebiyat
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,4bin okunma

Arzu

, bir kitap okudu
8/10
·112 syf.··
3 günde okudu
·
2022 150. kitabı
Gabriel Garcia Marquez
7.4/10 · 95,4bin okunma
9/10
·128 syf.··
2022 149. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2022 18:52
Kısa sürede okunabilen, akıcı bir novella. Bir doktor (?) ve beş hastanın hikayelerinden ibaret olmasına rağmen bütünlüklü bir yapısı var. Parçalanmışlığa rağmen bir bütünlük. Hem farklı kahramanların gözünden anlatılan hem de rüyayla gerçeğin birbirine karıştığı eserleri çok sevdiğimden bu kitabı okumak benim açımdan harika bir deneyimdi. Kahramanların travmalarıyla baş etmek için uydurduğu hikayeler çok fantastik ve ilgi uyandırıcı. Bu bölümlerde yazarın masalsı üslubuna bayıldım. Bana Latife Tekin'i hatırlattı, ama Latife Tekin'den daha çok beğendim Mine Söğüt'ün dilini. Kahramanların gerçek hikayeleriyse yer yer rahatsız edici ve acıklı. Kadın kahramanların yaşadığı olaylarda kadınların yaşadığı sorunlara kadın gözüyle bakmak ayrıca hoşuma gitti açıkçası. Yine de kitabın doğrudan doğruya kadın sorunlarını vurgulamak gibi bir amacı yok. Anlatılanların hepsi insanlığın problemleri. Bu da kitabın etkileyiciliğini daha da arttırıyor. Rüya tabirleri, fantastik ögeler o masalsı havaya hizmet edip metnin sürükleyiciliğine sürükleyicilik katsa da asıl katkılarını kurguya yapıyorlar. Kurgusal anlamda çok başarılı bir anlatı. "Zamanın göreceli olduğunun bir yerlerde yazdığını o gün bilmiyordum, bugün de bilmem. Ama içimde hissederim. Zaman benim oyuncağım. Onu ince parmaklı, ince kemikli, ince damarlı elimin içine alır, hiçbir avucun sahip olamayacağı sertlikteki avucumun içinde kıvır kıvır çeviririm, ezerim, sindiririm. Zaman benden korkar. Ben zamanı bir hayal ustasının hüneriyle parmaklarımda oynatırım."
Edebiyat
Beş Sevim ApartmanıMine Söğüt · Yapı Kredi Yayınları · 20199,1bin okunma

Arzu

, bir kitap okudu
9/10
·128 syf.··
4 günde okudu
·
2022 149. kitabı
Mine Söğüt
8.3/10 · 9,1bin okunma
Reklam