Leyla Süleymanoğlu

Leyla Süleymanoğlu
@Lafizhane
Demek ki, Müslümanlar, kendilerine hiç kimsenin bir lütuf ve ihsan olarak bahşetmediği, bu yüzden de kimseye boyun eğmek zorunda kalmayacakları bir özgürlüğü kullanacaklardır: Müslüman olma özgürlüğünü. Bu özgürlüğün elde edilmesi için kimseyle boğuşmak gerekmiyor; kullanılabilirse bu özgürlük her zaman ve her yerde kendiliğinden vardır. Müslüman olma özgürlüğü kullanılabilirse bugün var gibi gelen birtakım kısıtlamaların, kayıt ve şartların ne kadar anlamsızlaştığı da farkedilecektir. İslâm'ın özgürlük kavramı da başkalarınınkine benzemez çünkü.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Reklam
Şu hadsiz kâinatı şenlendiren, bilmüşahede rahmettir. Ve bu karanlıklı mevcudatı ışıklandıran, bilbedahe yine rahmettir. Ve bu hadsiz ihtiyacat içinde yuvarlanan mahlukatı terbiye eden, bilbedahe yine rahmettir. Ve bir ağacın bütün heyetiyle meyvesine müteveccih olduğu gibi bütün kâinatı insana müteveccih eden ve her tarafta ona baktıran ve muavenetine koşturan, bilbedahe rahmettir. Ve bu hadsiz fezayı ve boş ve hâlî âlemi dolduran, nurlandıran ve şenlendiren, bilmüşahede rahmettir. Ve bu fâni insanı ebede namzet eden ve ezelî ve ebedî bir zata muhatap ve dost yapan, bilbedahe rahmettir.
Sayfa 11·Kitabı okudu
"Bilinç yükseldikçe, bilginin kesinleştiği oranda acı da artmaktadır ve en yüksek noktasını, insanda bulmaktadır. Bir insan ne kadar iyi bilirse, ne kadar akıllıysa, o kadar çok acısı vardır; dâhi olan adamsa en çok acı çekendir.”
Yüreğine acı korkusunun, acının kendisinden de kötü bir şey olduğunu söyle. Düslerinin pesinde olduğu sürece hiçbir yürek acı çekmez...
Ve inanç. İnsanda inanç oldu mu, ne yapar eder bir çıkış yolu bulur kendine. Sorunlarınız koca bir okyanus gibi karşınızda duru- yor ve yolunuzu kapıyor olabilir. Asla okyanusu aşamam dersin kendine. Böyle zamanlarda Hz. Musa Peygamber in $uara Suresi 62. ayette söylediğini hatırla: "Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir."
Reklam