Bir sonbahar gündüzünde gördüm seni.
Daha önce hiç koklamadığım menekşe gibi.
Etrafta kimse yoktu, ama muhteşem bir şarkı çalıyordu.
Ve ben tekrardan seviyordum bu hayatı.
Sanki bana hayatı öğretiyordu güzelliğin.
Neşen ve gülüşün bu dünyadan değildi.
Yada biz aynı dünyada yetişmemiştik belliki.
Rüzgar esiyordu kısa saçlarından bir koku.
Söyle nedir bunun ismi, yaşama sevincimi.
Rüyalarımın tasviri gibiydi gözlerin.
Ruhumu gömmek istediğim yerdi gamzen.
Ah o ölüme teşvik eden mezarı sevdiren gamzen.
Yüzünü görmek için seni gördüğüm yerde .
11 gün nobet saydım, kafamda duyduğum sarkıyı mırıldandım.
Yetmedi güzel gülüşlüm yetmedi .
Ben seninle olduğum günü kıskandım.
İstedim ki hergünüm o buzu eriten bakışlarınla dolsun.
İstedim ki seni sevdiğim gün hayatımın son günü olsun.
Simdi sen yoksun yaşama sevincim gibi.
Gittiğin yollarda kaç bahar bitti.
Ömür o gülüşünü görmeyi beklerken hep hüzün.
Gençliğimi de gömdüm gamzene.
Artık ben ben değilim sağır adama .
dünyanın en güzel sarkılarını dinleten kadın.
Gittiğin gün bütün hayallerimi çaldın.
Mavi gökyüzü siyah, kırmızı güller gri.
Sonbahar gündüzleri de gece artık.
Hayatımda renk kalmadı,
gözünün rengine ömür verdiğim .
Neşem, umudum, ruhum .