"İki çay söylemiştik orda,biri açık,
Keşke yanlız bunun için sevseydim seni
...
Uzaklara bir bakışı vardı kafeteryada
Keşke yanlız bunun için sevseydim seni"
-Cemal Süreyya
Herşey bitti zannedersiniz ama bir tek siz ve sizi bilen ile başbaşa kalırsınız. İste o zaman yapmanız gereken tek şey. Kendinizi sizi bilene ve dualarınıza bırakmak. Eğer elinizden hiç Birşey gelmezse, avuçlarınızdan dualarınızı eksik etmeyi unutmayın.
Sevmenin en güzel şekliydi bu. Kırmadan,incitmeden ve karşındakinin duygularını yok etmeden. En temiz en saf haliydi aşkın. Nazlı kaybettiği aşkını kalbine gömüp kimseyi sokmak istemezken hayatına, Yiğit Nazlı'nın güzel sevdasına saygısızlık etmeden onu kendisine aşık etmenin bir yolunu buldu. Belki de Nazlı nin kaybettiği aşkının acısını beraber çektikleri için. Sevmenin ve sevilmenin en güzel hali buydu.
Daha sonra büyümenin ne kadar korkunç bir şey olduğu fark etti küçük prens . Eğer oda büyürse diğer gezegenlerde ki sadece kendini ve ışını düşünmek zorunda kalacak diğerleri umursamayacak olmaktan korktu. Halbuki tilki ona. Herkesin gülü kendine özeldir. Önemli olan ona verdiğin değerdir demiştir. Peki insanlar niye güllerine değer vermiyordu. Küçük prens o zaman fark etti. Asıl mesele büyümek değildi. Büyürken unuttuklarımızdaydı.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Nilüfer Yayınları · 2025279,7bin okunma
'Saati gece 10'u gösteriyordu. Uzakta olsamda kulağım ve kalbim Tarığın benim için çaldığı şarkıda idi.'
Yabancı bir yerde de olsa suada kalbi her daim ona ait olan yerdeydi