"Eflatun'un mağarasındaki suretleri gören ve onların aslında birer gölgeden ibaret olduğunu bilen insanların bu hakikatten haberi yokmuş gibi davranması, bu ontolojik fakirleşmenin tipik tezahürlerinden biridir. Mealen 'Hakikatin ışığından bize ne, bize gölgeler yeter. ' diyen kalabalıklar, imajlar âleminin tadını çıkarmaya davet ediliyorlar.
Lakin bazen fikrederim ki ben artık kılıcımı kuşanıp ve altıma binip ve müsaadeniz olursa gâvur üzre sefer etmek isterim. Dedi sefer tehlikelidir şecaatle şöhret bulmak mı dilersin. Dedim yok ilahikelimetullahtır maksadım. Dedi kavminin gururu için mi kılıç çekmek istersin. Dedim yok ilahikelimetullahtır maksadım. Dedi ameller ancak niyetlere göredir ve herkesin eline geçecek olan da ancak niyettir. Kimin hicreti Allah'a ve Resulü'ne ise onun hicreti Allah'a ve Resulü'nedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalık içinse veyahut nikahlayacağı bir kadın içinse onun hicreti de ondadır. Var git gâvura sefer eyle niyetin neyeyse hicretin ondadır.
Genç dostum, eğer insanların her zaman akıllarıyla hareket ettiklerini varsayarsak dünyanın gidişhatından hiçbir şey anlamayız. Akılsızlık tarihin en güçlü ilkesidir.