Postane Caddesi'ne girerken hafifçe sola dönüyorum, pazarın arkasındaki sokaklarda yürürken arkamda ıslak yolda bisiklet tekerleklerinin çıkardığı sesleri duyabiliyorum. Bildiğimden haberim bile olmayan görüntüleri ve kokuları özlüyorum. Ne zaman gördüğümü bile hatırlamadığım manzaralar inanılmaz detaylarla gözümün önüne geliyor ve yoklukları canımı yakıyor. Bu hasreti neden bir türlü üzerimden atamıyorum bilmiyorum. Neden bir yer başka bir yerin yerine geçemiyor?
...ama demedim çünkü babamın mutsuzluğu yıllar içinde katılaşmıştı, artık sessizliği geçilmez bir kabuktu,ben ise çok geçtim ve o kabuğu kıracak özgüvenim yoktu.