İnsanda o kadar büyük bir aşk, hırs, arzu ve üzüntü vardır ki yüz binlerce âlem kendisinin olsa yine huzur bulamaz. Bu zevklerin, arzuların hepsi bir merdivene benzer. Merdiven basamakları oturup kalmak için elverişli değildir; üzerine basıp geçmek için yapılmıştır. Uzun yolu kısaltmak, ömrü bu merdiven basamaklarında heder etmemek için çabuk uyanan ve durumu bilen insansa ne mutludur
Artık ürün yetiştiği ve hasat edildiği zaman hiç kimse sıcak bir toprak parçasını eline alıp onu parmaklarından aşağı akıtamayacaktı. Kimse ne tohuma elini sürecekti, ne de büyüsün diye hırsla başında bekleyecekti. İnsanlar yetiştirmedikleri şeyleri yiyeceklerdi. Ekmekle aralarında bir ilişki kalmayacaktı. Toprak, demirin altında eziliyor ve demirin altında yavaş yavaş ölüyordu. Çünkü toprak artık ne seviliyor ne lanetleniyordu, artık ona ne dua eden ne de küfreden vardı.