Meryem

Meryem
Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi
Hatay
429 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·252 syf.··
2022 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2022 08:00
Selma Hanım'ın eşi Nazif Bey'le Ankara'ya gelmesiyle başlıyor kitaptaki olaylar. İstanbul'dan Ankara'ya gelmelerinin görünen sebebi Nazif Bey'in tayininin çıkması gerçek sebep ise İstanbul'un işgal altında olmasıdır. İstanbul'dan Ankara'ya gelirken kullandıkları yol ise İnebolu-Kastamonu-Çankırı güzergahı ile "İstiklal Yolu"dur. Fakat Selma Hanım hem yolda hem de Ankara'da kaldığı yer ile büyük bir yıkıma uğramıştır. Çünkü buralar geldiği yere kıyasla çok geride kalmış , köhneleşmiş yerlerdir. Bu yüzdendir Ankara'yı çölün ortasındaki taşa benzetmesi. Ama bir yandan da burda tanıştığı insanlarla ve gittiği yerlerle Ankara'ya sempati kazanmaktadır. Kitap kurtuluş Savaşı Dönemi, Cumhuriyet' in ilk yılları ve Cumhuriyet'ten 10-20 yıl sonrası olarak bölümlere ayrılmış ve bu bölümleri Selma Hanım'ın eşleri ve Selma Hanım'daki psikolojik değişimlerde görmek mümkün. Bence kitap o dönemin şartlarını özellikle yerel halkın düşünce ve yaşam tarzını iyi anlatmakta ama özellikle Cumhuriyet'in 20. Yıldönümünde anlatılan Türkiye'nin gerçekleştirilmesi bana zor görünmüştü. Zaten Yakup Kadri de çok değil romanı yazdıktan 30 yıl sonra hayalini kurduğu Türkiye'nin gerçekleşmemiş bulunduğunu ve romanda II. Kısımda bahsettiği batılılaşmanın yüzeysel anlamış ve Milli Mücadele ruhundan uzaklaşmış bir Ankara'nın varlığından bahsediyor. Yakup Kadri Karaosmanoğlu Ankara
Edebiyat
AnkaraYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 20184,715 okunma
Reklam
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
Kızıl Kahkaha Leonid Andreyev'le tanışma kitabım. Eser ilk cümlelerden itibaren insanı içine çekip savaşın tüm çıplaklığıyla yüzleştiriyor. Kitap iki kısımdan oluşuyor gibi düşünülebilir. İlk kısımda subayın gözünden görüyoruz olayları, savaşı, savaşın yaşattığı zihinsel ve ruhsal yıkımları. Subayın yaşadığı zihinsel gitgelleri, savaş alanındaki korkunçluğu yazarın betimlemeleriyle sizde birebir yaşıyorsunuz. Eserin ikinci kısmına gelecek olursak burada ise subayın erkek kardeşi devam ettiriyor olayları. Savaşın aslında sadece savaş meydanında yaşanmadığını aynı zamanda toplumsal yıkıcılığını gözler önüne seriyor. Savaşın bir kazananı olmadığını ölen sayısız insanın yani sıra savaştan dönen insanlarında ( ne tarafta olursa olsunlar) psikolojik olarak çöktüklerini, ailelerde ve toplumda da bir yıkım yarattığını gözler önüne seren sayfa sayısı az görünse de insanı derinden etkileyen bir eser.
Edebiyat
Kızıl KahkahaLeonid Andreyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20257,7bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2021 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2021 22:15
Bazen her satırın altını çizdiğiniz, her sayfada kenarlarına notlar aldığınız, okurken bir yandan herkesin okusun görsün diye çevreniz ile paylaşmak istediğiniz eserler olur. Bu kitapta birçok noktada benim için böyle bir eserdi. Sayfa 78'de yazdığı gibi " insanın kendisine dokunmayan sözün, hiç kimseye dokunmayacağını öğrendim." Belki de bu yüzdendir bazı satırlarda yıllardır yüreğimde ağırlaşan duyguları görmem, okudukça bu ağırlığın kalkması. Kimi yerde Ömür Hanım'a yazdığı yazıların yanısıra bazı yerde edebiyatçılara kimi zamanda dönemsel eleştirileri içermekte. Bunlarla ilgili söylemek istediğim ise toplumu çok iyi gözlemlemiş olduğudur. Aslında Şükrü Erbaş'ın deneme türü yazılarını okudukça onun şiirlerini de daha iyi anlayabildiğimi düşünüyorum. Şükrü Erbaş Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya
Edebiyat
Çırpınıp İçinde Döndüğüm DünyaŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20216,1bin okunma
Biz dediği kim? Ben kimim?
Puan vermedi·248 syf.··
2019 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2019 10:56
Distopya okumayı seven biri olarak severek okudum. Sanayi toplumunun o her şeyi doğru ve gerçeğe indirgeyen,maddiyatçı ve rasyonel dünyasını güzel vurgulamış. Okurken aklıma Klasik örgüt kavramı geldi ki bu gayet normal çünkü sanayi toplumunun oluşturduğu bir süreçtir. Bu kavramda iş bölümü ve verimlilik artışı gibi prensipler vardır ve bu dönemde egemen olan bilim modeli pozivitizm ve pozivitizmde insan aklına olan büyük inanç. Bu dönemdeki ünlü düşünürler bir çok şeye rasyonel yaklaşmaktadır fakat kitapta da değinilen ve o dönem için en büyük eleştiri de gecikmez. Duygulara , bireylerin ihtiyaçlarına, sosyal ilişkilere,değerlere , çatışan amaç ve menfaatlere,sınıf kavgalarına ve siyasal güdülere yer yoktur.Bunları göz önüne alırsak kitap bunları ve o dönemin düşünce yapısını oldukça iyi anlatmış bence ama yazarın distopya dünyasında kurduğu sistemi daha iyi anlatmasını isterdim. Kitabın yarısına geldiğimde sistem nasıl işliyor diye sorular vardı aklımda. Ayrıca olay örgüsü bakımından biraz boşluklar olduğunu düşünüyorum. Fakat distopya severlerin eğer sabrederlerse sevebilecekleri bir kitap olacağını düşünüyorum. Ayrıca beni kitabı bitirmeye iten güçlerden birisi de baş karakterimiz D-503'ün ruh ve rasyonellik çatışmasını nasıl sonlandıracağıydı. Bir de yazarın son söz yerine yazdığı yazıya bayıldım.
1000Kitap
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · İthaki Yayınları · 202111,9bin okunma
Puan vermedi·390 syf.··
2019 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2019 12:30
İskender Pala okumaya daha yeni yeni başlamış olsam da kalemi oldukça hoşuma gidiyor.Kitaba başlarken acaba sorularıyla başlamış olsam da kitap sizi gittikçe kendisine bağlıyor ve kitabı elinizden bırakamaz oluyorsunuz.Benim bu kitapta en çok ilgimi çeken ve en çok üzüldüm karakterler ne Sultan ne Şah ne de Taçlı Hatun'du kendi öz kardeşini bilmeden öldüren Can Hüseyin ve kendi öz amcası tarafından sarayında bundan bi haber Şah'a ve Taçlı'ya kul olarak yaşayıp sevginin ne demek olduğunu arayıp duran Kamber idi..
1000Kitap
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
Reklam