Zamanımızın bilgi insanı, hiçbir zaman hayalini kuramayacağı bir yükün altında ezilir: tüketilmesi imkansız gerçeklerin aşırı üretimi. Yüzyıllar boyunca insan, gerçeğin ince ve zor olduğu ve onu bulduktan sonra insanlığın sıkıntılarının sona ereceği inancıyla yaşadı. Artık 20. yüzyılın son demlerinde gerçeğin kendisiyle boğulup duruyoruz.