Semih Sevinç

Ne Sadece Aşk Ne Sadece Umut Ne Sadece Hüzün...
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2022 75. kitabı
Elime aldığım herhangi bir şiir kitabı genelde sadece üzer beni üzücü şeylerden bahsediyor olmasa dahi. Çünkü hemen hemen her şiir kitabı bana hastalıklı bir düşün içindeymiş gibi tekil bir duygunun çevresinde döner durur gibi gelir sürekli. Aşk varsa kusturana kadar, umuttan bahis açıldıysa gözler gerçeklere karşı bağlanana kadar, hüzün varsa ağlamaktan kör olana kadar bağlanılır aynı duyguya. Basit ve alelade bir insanken tekil hiçbir duygu ve düşüncede uzun süre kalamıyorum. Bunun da aslında oldukça doğal olduğunu düşünüyorum bir yandan. Bu sebeple bu kitap diğer kitaplardan farklı olarak insanın içinde var olan iç konuşmaların, iç kavgaların, iç savaşların sürekli bizi bir tarafa çekmesi gibi, gerçek hayat gibi ele alıyor duyguları. Yalnız değilmişim be diyebiliyorsunuz yazar, birkaç sayfa sonrasında yalnız olduğunuzu sözlerle yüzünüze vurabilirken bile. Aynı olaya umutla da umutsuzlukla da bakmak mümkün. Pek çoğumuz ilk karanlıkta gözümüzü bağlamayı tercih etsek de. Kitap ne aydınlık sunuyor ne karanlık. Basit bir ayna sunuyor gibi hissettirdi bana en basit ifadeyle. Tanrıyla sürekli alıp veremediğinin olması, kullandığı dilin kendince bir derdinin olması da artık ekstraya giriyor benim için.
İnceleme
İnsan Bir Eksik SözdürŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20213,615 okunma
Reklam
Kitaba Alternatif İsim Önerisi: Ölümsüz Kardeşin Gözleri
8/10
·80 syf.··
2022 74. kitabı
Stefan Zweig'ı çok da sevmeyen biri olarak bu kitabını okuduktan sonra diğer kitaplarını da tekrar gözden geçirmeye karar verdim. Kaldı ki epey önyargılı biri olan beni çoktan vazgeçtiği bir şeye böyle kolayca dönerken görmek de epey şaşırtıcı yine Ben'in açısından. Kitap 3 adet dini öğelerin bolca bulunduğu, tasavvuf vari hikaye barındırıyor. Oldukça kısa olan bu hikayeler vermek istediği mesajı hızlıca verirken Tanrı'ya karşı içinizde var olan öfkeyi ve çocukların bu öfkeyi kustuktan hemen sonrasında hissettiği şefkat duyma isteğini uyandırabiliyor. Özellikle üçüncü hikaye olan Ölümsüz Kardeşin Gözleri hikayesi eylem ve eylemsizliğin kaotik ve çelişkili yapısını metafor ve hikayeye yedirerek oldukça basit bir şekilde aktarıyor. Burada tek sorun: Okurken kitabın sonunu hızlıca tahmin ederek başkaraktere babaanne edasıyla "Yanlış yapıyorsun!" diyebiliyor olmak bence. Bu etki sebebiyle de baş karakter Virata'nın adaleti, bilgeliği vb. kitapta anlatıldığından ve uyandırdığı etkiden biraz daha yavan geliyor. Ancak her şeyin özgür olması gerektiğinin, bırakınız herkes istediğini, her şeyi yapsın düşüncesinin uçuruma doğru yükselişte olduğu bu dönemler için eylemsizliğin de aynı ölçüde nasıl kaosa sürükleyebileceğine dair önemli bir öngörü sunuyor. Kısacası kitap; "Düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor."
İnceleme
Rahel Tanrı’yla HesaplaşıyorStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,8bin okunma
Yetersiz Seçilmiş Kişi: Momo
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2022 73. kitabı
Burada kitaba dair açıklayacağım fikirleri sanırım SPOİLER kullanmadan açıklama ihtimalim yok. Benim için birkaç üzücü detaydan bahsedeceğim kitabın sonundan bilgiler vererek. Kitap; içinde geçen dünyanın yapısı, taşıdığı fikri, karakterlerin doğası ve özellikle günümüze yaptığı sade, net ve çocukça ve aynı ölçüde sertçe yaptığı eleştirileri sebebiyle gerçekten okurken harika hissettiriyor. Momo'nun mükemmel yeteneği olan dinlemesine daha fazla şahit olmak ve hatta içinizde sizi de dinlemesini çaresizce isterken yakalayabiliyorsunuz kitabı okurken kendinizi. Ancak belki de kitabın sonunun benim için bir yıkım olmasının sebebi de yine bu bahsedilen mükemmel yetenek. Bu öyle bir kitap ki kitabın yarısı boyunca Momo'nun çevresine bu etkiyi nasıl yaydığı anlatılıyor. Tam olarak alışıldık bir Mesih öyküsü... Ancak bu kudretli güç kitabın sonlarına doğru düşmanların etkisinin yanında tam olarak bir hiç kalıyor. Momo'nun tek gücü ona yardım eden kaplumbağanın onu bir yerlere götürebiliyor olması. Bahsedilen mükemmel yeteneği hikayenin çözülmesinde tam olarak hiçbir işe yaramıyor neredeyse. Çevresinde dinlediği, ışık saçtığı hiçkimse (bir karakterin yaptığı küçük bir parmakla işaret yeterli gelmiyor burada ne yazık ki) ona kainatın istila edilmesinde yardımcı olmuyor. Hatta dinlemiyorlar, kendilerini dinletmiyorlar bile bu mükemmel yeteneğe rağmen. Buna şahit olunca insan diyor ki "Vay be o zaman karşısındaki düşmanlar gerçekten esaslı. Fena dümenler dönecek, fena kanlar akacak bu savaşın kazanılmasında..." Ama öyle de olmuyor. Binleri geçen sayılar birden 6'ya düşüyor, sonra 1'e sonra hiçe... Bu o kadar hızlı gerçekleşiyor ki kitap boyunca kahramanlığı tepeye taşınan Momo'nun sadece kaplumbağa ile yürümesiyle durum çözülmüş gibi arada kalıyorsunuz. Tabi bu yoğun
İnceleme
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,2bin okunma
7/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2022 72. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2022 16:44
Özellikle sürekli koşuşturma içinde olduğumuz "modern" zamanlarda en azından durup sadece çevreye ve şu ana bakmak insanı biraz dinlendiriyor. Sait Faik bu açıdan gerçekten çok başarılı bir yazar. Yer yer evet fazla uğraşılmış sanki bir hikaye çıkarabilmek için duygusu kaplasa da içimi bu hikayeyi oluşturan kişinin "yazmasa duramayacağı" değerlendirildiğinde anlam buluyor bu çabası. Kitap okurken benim için diyalogların içine tamamen dahil olup o sohbete gerçekten katılmışım gibi gülmek epey zordur ama bunu dahi rahatlıkla başarmış Sait Faik.
İnceleme
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917,1bin okunma
Çok satan çok kaliteli demek değildir.
4/10
·198 syf.··
2022 71. kitabı
Çavdar Tarlasında Çocuklar J. D. Salinger Açıkçası sık sık karşıma çıkan ve bu kitapta insana dair çok yoğun duygular geçiyor izlenimine kapıldığım bir kitaptı. Özellikle Beatles'ın John Lennon'unu öldüren Mark David Chapman'ın kitaptaki Holden karakterinin ruhuna sahip olmak için bu cinayeti işlemesi ve kitabın okunmasını dilemesi bende kitaba karşı yoğun bir merakın oluşmasına neden olmuştu. Acaba nasıl bir ktiap ki bir katilin kendi yansımasını görüp bunu, kendini dünyaya sunmasını arzulatmış diye düşündüm hep. Acaba Holden nasıl biri diye sordum sürekli. Fazlasıyla sıkıcı ve alelade bir elemanmış. Kitapta belki de tek sevdiğim: bir karakterin zihnine girmenize olanak sağlaması. Girdiğiniz zihinden memnun oluyor musunuz? Hayır. Bu zihne girmekten heyecan duyuyor musunuz? Hayır. O zihinde ilgi çekici bir şeyler var mı? Hayır. Yine de zihnine girebiliyorsunuz işte. Kitabın sunduğu bu. Sadece yalnızlığı içinde boğuşan birinin tüm dünyaya nefretini kusuşuna tanık oluyorsunuz. Her alelade insan gibi kendi yaptığınız kusmalar sebebiyle yer yer özdeşim kurup sonra abartma sebebiyle o özdeşim bağını hemen koparasınız geliyor. Oldukça kolay okunan ama okunmasa da olacak olan bir kitap. Fazla konuşulması, fazla satılması veya bir katilin kitapla kafayı kırması kitabı pek de değerli kılmıyormuş ki zaten neden kılsındı? 4/10
İnceleme
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma