fakat Virata hayvanlarda da şiddet olabileceğini, tıpkı insanlar gibi onların da içlerinde kötülük barındırdığını biliyordu. Timsahların birbirini ısırdığını, öfkeyle birbirine saldırdığını gördü, kuşların sivri gagalarıyla nehirdeki balıkları avladığını, yılanların da kuşların bedenine sarılarak onları öldürdüklerini gördü: Kötülük tanrıçasının tüm dünyaya doladığı bu amansız yok etme zincirinin bir yasa olduğunun ve bilgeliğin bunu engelleyemeyeceğinin farkına varmıştı.
"Bana güç vermeyin, Yüce Kralım; çünkü güç eylemi çeker kendine ve söyleyin bana Yüce Kralım hangi eylem adildir ve karşı çıkmaz kadere? Size savaş önerirsem ölüm ekmiş olacağım, ne söylesem dönüşecek eyleme ve her eylem bilemeyeceğim bir amaç yaratacak. İnsan ancak hiç kimsenin yazgısına müdahale etmez, bir eyleme karışmazsa ve yalnız yaşarsa adaletli olabilir. Zindanda hiç kimseyle konuşmadan, yapayalnız yaşadığım kadar yakın olmadım bilginin ışığına ve hiç oradaki kadar uzak olmadım günaha. Bırakın barış içinde yaşayayım evimde, tanrılar için kendimi feda etmekten başka işim olmasın ve arınmış olayım tüm günahlardan."
"Azledin beni görevimden. Hiçkimsenin bir başkasının yargıcı olmayacağını anladığımdan beri yapamam artık yargıçlık. Cezalandırmak ancak Tanrı'nın yapabileceği bir iş, insanların değil, çünkü bir insanın yazgısına müdahale eden bulaşır günaha. Ve ben günaha girmeden sürdürmek istiyorum hayatımı."
"Adil mi? Adaleti neyle ölçersin sen ey Yargıç? Kim seni kırbaçladı ki, kırbaçlanmanın ne olduğunu bilesin? Nasıl oluyor da toprak altında geçireceğim yılları gün ışığında geçirecekmişim gibi parmaklarınla sayabiliyorsun? Sen hiç zindana atıldın mı? Ömrümün kaç baharını benden aldığını biliyor musun? Hiçbir şey bilmiyorsun sen, adil bir insan değilsin sen, çünkü ancak darbe yiyen bilir onun ne olduğunu, darbeyi vuran değil, sadece acı çeken bilir acının ne olduğunu. Kibrin yalnızca suçluları cezalandırmayı biliyor, oysan sensin en büyük suçlu, çünkü ben öfkeliyken aldım insanların canını, tutkumun esiriyken işledim cinayet, oysa sen soğukkanlılıkla alıyorsun hayatımı benden, ellerinin tartmadığı, dehşetini hiç bilmediğin bir ölçüye dayanarak. Adaletin basamaklarından in aşağıya ey Yargıç, yaşayan insanların hayatını bitirme sözlerindeki ölümle!"