Ben Tuba ağacıyım. Köklerim havada benim, toprağı bilmem. Bundandır hiçbir yere tutunamayışım. Dallarım yere doğru eğilir dünyaya, ancak köklerim göğe meyil verir hep Yaradan'a...
"Öylesine kendimden geçmiş, bayılmıştım. Bu kelimelerin üstünde bir tesirdi. O ahengi belirsiz, ağlamaklı ses; ve rengi meçhul, kucaklayıcı gözlerden bana bir şey geçmiş, ruhuma bir buğu yayılmış ve beni yere sermişti. Zaten bütün dâva, irşad davası, erdiricilik sanatı işte o 《şey》de... Gerisi dedikodu..."