Ben Tuba ağacıyım. Köklerim havada benim, toprağı bilmem. Bundandır hiçbir yere tutunamayışım. Dallarım yere doğru eğilir dünyaya, ancak köklerim göğe meyil verir hep Yaradan'a...
"İnsanın açması gereken ilk kapı cömertlik kapısıydı. Bu kapının sahibi İbrahim peygamberdi.
İkinci kapımız rıza kapısıydı. Bu kapının mihmandarı İshak Peygamber'imizdi.
İnsanın Rabbe ulaşmadaki üçüncü kapısı sabırdı. Bu kapıda Eyüp peygamber otururdu.
Dördüncü kapımız hadiselerin işârî manasını bilmekti ki bu kapının sahibi Zekeriya Peygamber'imdi.
Beşinci yakınlık kapısıydi ki daha gelmemiş Yahya adlı peygamberindi.
Altıncı kapımız mana kapısıydı, Musa Peygamber'deydi anahtarı.
Yedincisi aşk kapısıydı. Onun da anahtarı yakında gelecek olan Mesih peygamber'in elindeydi.
Sekizinci kapı insandaydı. Fakr kapısıydı. Kendini her an O'nun huzurunda bilmekti ki bunun anahtarı en son peygamberdeydi."
"Razıkımdan istediğim en büyük rızık, muhabbet rızkı olacaktı bundan böyle. Verileni değil, vereni sevmeliydim. Verdikleri, verene perde olmamalıydı. Dualara tutundum..."
"Ahiret tomurcuğum sınavına anne karnında başlamıştı. İlk önce hasreti öğrendi. "Baba!" diyemeyecekti hiçbir zaman. Kim bilir ne hikmetler vardı? Bir erkekle tanışıklığı olmayacaktı.
Sabretmeliydim ki bebeğim sabırlı olsun. Kulluk için önce sabra alışmalıydı. O kurbandı, her anı kurb/an olmalıydı. Ana karnında başladı yavrumun kurb/anları.
O yetimdi artık.
Yetim,
bağsız kimse demekti.
Yetim,
dayanaksız, sahipsiz olandı.
Yetim,
Rabbin başkasına bırakmadığıydı."